11. Hukuk Dairesi 2022/128 E. , 2023/3537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/327 Esas, 2021/1392 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/106 E., 2019/456 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 37 ve 42 nci sınıflarda tescilli 2006/07694 nolu "GAYE ELEKTRİK + şekil" ibareli markasının, davalı şirket tarafından açılan dava sonucunda Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/287 E. ve 2014/215 K. sayılı kararı ile 37 nci sınıfta yer alan “İnşaat hizmetleri” ile 42 nci sınıfta yer alan “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri, mühendislik hizmetleri” emtiası bakımından, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesi uyarınca kısmen iptaline, sicilden terkinine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin 01.04.2016 tarihinde 2016/29690 numaralı "GAYE ELEKTRİK + şekil" başvurusunun da davalı şirketin tescilsiz “GAYE İNŞAAT Mühendislik Ticaret Limited Şirketi” markasına ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına ve kötü niyet iddialarına dayalı itirazları sonucunda, YİDK’nın 14.01.2018 tarih ve 2018-M-180 sayılı kararı ile davalının önceki kullanımının ispatlandığı gerekçesiyle 37 nci sınıf "Trafo merkezleri, enerji nakil hatları inşaatı, tesisi hizmetleri....", 42 nci sınıf "Bilimsel sınai inceleme ve araştırma hizmetleri, mühendislik hizmetleri ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı hizmetlerinin test edilmesi hizmetleri" için kabul edilerek, bu hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verildiğini, oysa Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararına göre müvekkilleri şirketin dava konusu markayı 37 nci sınıfta yer alan “Isıtma havalandırma ve su tesisatının kurulması, bakımı, tamiri hizmetleri” ile 42 nci sınıfta yer alan "Mühendislik danışmanlık hizmetleri ve teknik proje çalışmaları hizmetleri" yönünden kesintisiz olarak kullandığının anlaşıldığını ve bu emtialar yönünden hükümsüzlük isteminin reddine karar verildiğini, kısmen verilen hükümsüzlük kararının içeriği itibariyle bu hizmetlerin verilebilmesi için eskiye dayalı kullanım şartları çerçevesinde 09, 40 ve 42 nci sınıflarda yer alan hizmetlerde de markanın kullanılabilmesine olanak sağladığını, davalı şirketin eskiye dayalı kullanımının olmadığını, rüçhan hakkının müvekkili şirkette olduğunu, iptal edilen hizmet listesinin markadan çıkarılması halinde kısmen red olarak verilen kararın artık markanın tümden reddi halini alacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün uygulanma koşullarının gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla davalı şirketin tescilsiz “GAYE İNŞAAT Mühendislik Ticaret Limited Şirketi”, “GAYE İnşaat Mühendislik Ticaret Limited Şirketi”, “gaye inşaat mühendislik tic. ltd. şti.” ibarelerini, mimarlık, inşaat mühendisliği, müteahhitlik işleri kapsamında, 2008 yılından itibaren kullandığı, taraf markalarının çeşitli yan unsurlar barındırmakla birlikte, esas unsurlarının “gaye” ibaresi olduğu, taraf markalarının benzer bulunduğu ve markalarda yer alan diğer ibarelerin ve şekillerin ise markalardaki benzerlik derecesini düşürmeye yetmediği, taraflar arasında 2006/7694 tescil numaralı marka açısından hükümsüzlük davasının görülmüş ve verilen kararın kesinleşmiş olduğu, bu karar uyarınca 37 ve 42 nci sınıflarda yer alan belli hizmetlerin hükümsüz kılındığı, yine dava konusu markanın 37 nci sınıfta yer alan "Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri" ile 42 nci sınıfta yer alan "Mühendislik danışmanlık hizmetleri ve teknik proje çalışmaları hizmetleri" yönünden kesintisiz olarak kullanıldığının tespit edildiği, davacı markasının tescili talep edilen 37 nci sınıfta bulunan “…Trafo merkezleri, enerji nakil hatları inşaatı, tesisi hizmetleri, alışveriş ve yaşam merkezleri, toplu konutlar, sanayi tesisleri, stadyumlar, spor tesisleri, hastaneler, kültür merkezleri, camiler, oteller, daimi halk pazarları, park, bahçe, yol, sokak aydınlatmaları elektrik tesisatı yapım ve inşaat hizmetleri ..…” ve 42 nci sınıfta bulunan “… Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi.…” ile davalının tescilsiz kullanım sonucu ayırt edicilik kazanan markasına konu “Mimarlık, inşaat mühendisliği, müteahhitlik hizmetleri” arasında benzerlik olduğu, diğer taraftan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/287 E. sayılı kararında yer alan ve karar tarihine kadar kullanımı olmadığı tespit edilen hizmetler arasında, yukarıda benzer görülen hizmetlerin de yer aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğumuz itirazlarının dikkate alınmayıp, bu konuda yeterli araştırmanın yapılmadığını, müvekkili şirketin "GAYE ELEKTRİK + şekil" markası ile davalının "GAYE İNŞAAT + şekil" markasının birbirine benzediğinin kabul edilemeyeceğini, davalı markasının korunabilmesi için "tanınmış marka" olmasının gerektiğini, dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerden davalının eylem ve faaliyetleri itibariyle tanınmış markasının bulunmadığını, Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/287 E., 2014/215 K. sayılı dosyasının içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin de dikkate alınmadığını, anılan dosya içerisinde müvekkili şirketin eskiye dayalı kullanımı olduğunun ve marka başvurusunun sonradan yapıldığının görüleceğini, ayrıca vekalet ücreti yönünden verilen hükmün de kaldırılmasının gerektiğini, zira her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmayıp, tek sebepten dolayı reddedilen dava için bu şekilde bir hüküm kurulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan inceleme sonucunda da davalının, davacının başvurusunun kapsamından çıkarılan 37 ve 42 nci sınıf hizmetlerde, "Gaye" asıl unsurunu davacıdan çok daha önce, tescilsiz marka olarak kullandığını ve bu kullanımın, anılan maddeler uyarınca kendisine hak bahşettiğini ispatladığı, taraflar arasında görülen Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/287 E., 2014/215 K. sayılı davanın ise, işbu davada davacının 2006/07694 numaralı "Gaye Elektrik + şekil" markasının kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin olduğu, dolayısıyla anılan davanın konusunun, işbu dava ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, diğer bir deyişle davacının o davada markasını kullandığı tespit edilen mal ve hizmetlerin, işbu davada kendisine hiçbir hak bahşetmeyeceği, zira işbu davada davalının, davacının başvurusunun kapsamından çıkarılan emtia yönünden, davacıdan öncesine dayanan ve kendisine 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına dayalı hak bahşeden bir kullanımının olup olmadığının incelendiği, davacı vekili tarafından Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/287 E. 2014/215 K. sayılı dosyasının içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, müvekkili şirketin eskiye dayalı kullanımı olduğunun ve marka başvurusunun sonradan yapıldığının anlaşılacağı ileri sürülmüşse de, işbu davada davacının başvurusu kapsamından çıkarılan 37 ve 42 nci sınıf hizmetlerin, Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/287 E., 2014/215 K. sayılı kararında da, işbu davada davacının markasının kullanılmadığı tespit edilerek, iptaline karar verilen hizmetler arasında bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!