WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/113 E.  ,  2023/3506 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/198 Esas, 2021/1216 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/276 E., 2019/306 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iştigal konusunu ilgilendiren 09, 16, 28, 35, 38 ve 41. sınıflar için unvanının da çekirdek unsurunu oluşturan "A şekil + ADEL" ibareli marka başvurularının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca 2012/70684 sayılı "ADEL" ibareli markaya dayalı olarak kısmen reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın Yenide İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığını, müvekkilinin başvuru konusu ibare üzerinde müktesep hakkının olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018-M-4255 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markasında şekil ağırlıklı 3 ayrı renk kombinasyonu olan büyük "A" harfi altında düz yazı "ADEL" ibaresini içerdiği, mesnet markanın da "adel" ibare ve görselini ("a" harfi etrafında aydınlık ışığı süs çizgileri) içermesi karşısında esasen benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, zira 6769 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde yer alan marka tanımı dikkate alındığında başvuru markasının renk kombinasyonu, tonu ve yanındaki büyük A harfi işaretinin, mesnet markada aynen yer almadığı, her iki markanın ayniyet şeklinde kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne 2018-M-4255 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunun ayrıntılı biçimde açıklandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarının kapsamlarının başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden aynı ise de markaların asıl unsurlarını oluşturan ibarelerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilemeyeceği, zira taraf markalarının grafik tasarımlarının şekil ve kelime ibareli nitelikleri, görünüş, yazılış ve düzenleniş biçimlerine göre bıraktıkları toplu izlenim itibariyle 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzer olmadıkları, yine başvuru markasının renk kombinasyonu, tonu ve yanındaki büyük "A" harfi işaretinin, mesnet markada aynen yer almadığı gibi mesnet markadaki "a" harfinin etrafındaki çizgilerin, davacı markalarında yer almadığı, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı marka tescil başvurunun kısmen reddi kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.