WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/1126 E.  ,  2023/3553 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/251 Esas, 2020/496 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki genel kurul karar iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.06.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılmış olup hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette %16,666 pay sahibi olduğunu, müvekkili dışındaki pay sahiplerinin şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin 03.12.2013 tarihli 2012 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına katıldığını ve olumsuz oy kullanarak muhalefetlerini tutanağa geçirttiğini, genel kurul toplantısının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 428 inci madde hükmüne uyulmadan gerçekleştirildiğini, yönetim kurulu faaliyet raporunun ve denetçi raporunun şirketin gerçek durumunu yansıtmadığını, müvekkilinin bilgi alma hakkının kısıtlandığını, şirket ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, yönetim kurulu üyeleri tarafından bir takım gerçek dışı ve usulsüz işlemin şirketin ticari defterlerine işlendiğini, 203.960,00 euronun davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmiş gösterildiğini ancak hiçbir ödeme yapılmadığını, yüksek miktarda kredi çekilerek yönetim kurulu üyelerine aktarıldığını, genel kurulun şirket bilanço, kâr-zarar hesaplarının müzakeresi konulu 4 numaralı kararının iptalinin gerektiğini, davalı şirketin bir kısım taşınmazlarının emsal bedellerinin altında satıldığını, finansal tabloların onaylanmasına dair kararın iptali gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin dürüstlük kuralına aykırı olarak şirkete borçlandıklarını, şirket pay sahiplerinin kullanmış oldukları kredilerden dolayı şirkete herhangi bir faiz ödemesinde bulunmadıklarını, davalı şirketin kâr payı dağıtımından kaçınmasının usulsüz olduğunu, mevcut yönetim kurulunun tekrar seçilmiş olmalarının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kabul edilen iç yönergenin toplantı öncesi müvekkili ile paylaşılmadığını ve toplantı sırasında müzakere edilmediğini ileri sürerek genel kurulda alınan kararların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; toplantıya çağrı yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığını, bulunsa dahi sonuca etkili olmadığını, bilanço, kâr-zarar hesaplarının gerçeği yansıttığını, genel kurulda alınan diğer kararların da usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 21.04.2016 tarih, 2014/81 E. ve 2016/323 K. sayılı kararı ile genel kurul çağrısının usulsüz olduğu ileri sürülmüş ise de, davacının vekili aracılığıyla toplantıda temsil edildiği, usulsüzlük bulunsa bile sonuca etkisinin olmadığı, bilanço, kar ve zarar hesaplarında geçmiş dönemde yönetim kurulu üyelerince yakınlarına piyasa fiyatlarının çok altında yapılan satışların yer aldığı, hesapların dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, yönetim kurulu üyelerinin ve denetçinin ibrasına ilişkin 5 inci maddenin de dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, diğer kararların iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin genel kurulunda alınan gündemin 4 ve 5 inci maddeleri kapsamındaki kararların iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.06.2018 tarih, 2016/11187 E. ve 2018/4500 K. sayılı kararıyla, davalı şirketin bilanço ve kayıtlarında, yapılan satışlar ve bedelleri gerçeği yansıttığına göre, davalı şirket yönetim kurulunun piyasa rayiç bedelinin altında yapılan satışlar nedeniyle sorumluluğu cihetine gidilebileceği, bu durumda, bilanço ve kâr-zarar hesaplarının onaylandığı gündemin 4 üncü maddesinin iptaline karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle mahkeme hükmü bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 03.12.2013 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısındaki yönetim kurulu üyelerinin ve denetçinin ibrasına ilişkin gündemin 5 numaralı kararının iptaline, diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yönetim kurulu üyeleri tarafından şirket taşınmazlarının rayiç bedellerin altında satıldığını, şirketin zarara uğratıldığını, bu durumun şirket bilanço ve kayıtlarına açıkça yansıdığını, dürüstlük kuralına aykırı yapılan işlemler nedeniyle genel kurulda alınan 4 numaralı kararın da iptali gerektiğini, bilançonun gerçeği yansıtıyor olmasının davanın reddi için gerekçe olamayacağını belirterek kararın bu yönüyle bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 428, 445 ve 446 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.