WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/1105 E.  ,  2023/3615 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/205 Esas 2021/679 Karar
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali, birleşen menfi tespit ve birleşen alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davalı birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.06.2023 günü hazır bulunan asıl davada davalı ve birleşen davada davacılar ..., ... ve Baycan Sigorta Ltd. Şti. vekilleri Avukat ... ..... ile asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili Avukat ... .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 30.09.1992 tarihinde acentelik sözleşmesi imzaladıklarını, poliçelerden tahsil edilen primlerin ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini, davalının 183.960,00 TL borcu bulunduğunu, ipotek teminatı dışında kalan 13.960,00 TL kısım için ilamsız takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; sigorta şirketine ödemeleri zamanında yaptıklarını ileri sürerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.

3.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ilişkinin acente ve müvekkil ilişkisi olduğunu, davalı şirketin komisyon ücretlerini ödemediği, tarafların kapalı ekran olarak tabir edilen şekilde çalıştıklarını, davalı şirketin müvekkil acenteden kredi kartıyla peşin olarak tahsil edilen poliçelerin devir veya iptal olması neticesinde poliçe bedellerini tahsil ettiği, kredi kartına iade etmesi gerekirken iade etmediğini, bu nedenle iptal edilen poliçelerden sorumlu olduğunu, ayrıca davalı şirket tarafından müvekkil acentenin ödeme yapması için bildirilmesi gereken poliçe numaralarının bildirilmeyerek, poliçelerin sisteme giriş numaraları verildiğini ve bu numaraların gizlendiğini, dolayısıyla birden fazla tekrarlanarak defalarca tahsilat yapıldığını, mükerrer tahsil edilen poliçe bedellerinin müvekkile iadesinin zorunlu olduğunu, komisyon prim alacağı, mükerrer poliçe tahsilatından kaynaklı alacak ile miktar edilen poliçe alacaklarından doğan 300.000,00 TL'nin sözleşmenin feshedildiği tarih olan 23.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı şirketten alınarak müvekkile ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinden önce borcu ödediklerini savunarak, asıl davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; kendisinin alacaklı olduğunu belirterek birleşen davaların reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 22.04.2014 tarih, 2012/275 E. ve 2014/167 K. sayılı kararı ile asıl davada davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, icra dosyasına ödeme yapılarak takibin kapatıldığı, itirazın iptali davasının konusuz kaldığı, ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ceza davası açıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 29.01.2014 tarihi itibariyle kesinleştiği, ceza dosyasındaki bilirkişi raporuna göre 183.920,48 TL'nin sigortaya ödenmediği, böylece bu miktarda sigorta şirketine borcun bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, kararı, asıl davada davalı- birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 15.09.2015 tarih, 2014/12589 E. ve 2015/9272 K. sayılı kararıyla asıl davanın konusunun ipotek kapsamı dışında kalan alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali davası olduğu nazara alınarak, davalının borcun ödendiğine ilişkin savunmaları incelenmesi ve birleşen davada bilirkişi raporu alınması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davada Baycan Ltd. Şti tarafından tanzim edilen 26.09.2011 tarihli bononun davadan önce tahsil edildiği, bu bakımdan HDI Sigorta A.Ş.'nin takibe konu alacağı dava tarihi olan 02.05.2012 tarihinden önce tahsil ettiği, eldeki itirazın iptali davasının açılmasında HDI Sigorta A.Ş.'nin hukuki yararının bulunmadığı, HDI Sigorta A.Ş.'nin takip tarihi itibariyle alacaklı olması karşısında, davaya konu icra takibinin kötüniyetli ve haksız olduğunun kabulü mümkün olmadığı, birleşen menfi tespit davasında tanzim edilen bilirkişi raporları dikkate alındığında HDI Sigorta A.Ş.'nin takip tarihi itibariyle 183.960,00 TL tutarında alacaklı olduğu sonucuna varıldığı, birleşen alacak davasında, yapılan bilirkişi incelemeleri ile Baycan Ltd. Şti.'nin alacaklı olup olmadığının tespitinin yapılamadığı, Baycan Ltd. Şti. tarafından alacaklı olduğu iddiasının usulünce ispatlanamadığı gerekçeleriyle asıl davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, birleşen menfi tespit davasının reddine, birleşen alacak davasının reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, birleşen davalarda eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, 31.12.2005 tarihli belgeye itibar edilmesi gerektiğini, belge altında imzası olan ...'nın davet edilerek imza ve belgeye ilişkin beyanlarının alınması gerektiğini, 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin mutabakat ve 2009 yılına ilişkin hesap ekstresinin dikkate alınmadığını, 2009 yılından sonra kapalı ekran sistemine geçildiğini ve tahsilat yapılmadan poliçe düzenlenemediğini, bu tarihten sonra sistem gereği müvekkillerinin borcunun oluşamayacağını, davacının poliçeleri ısrarla sunmadığını, bu nedenle Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, alacak talebine ve mükerrer ödemelere ilişkin olarak ayrıntılı araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek asıl ve birleşen davaların bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan itirazın iptali, birleşen davada acentelik sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, birleşen davada acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve 72 nci maddeleri

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davalı, birleşen davalarda davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir edilen 8.400,00 TL vekalet ücretinin asıl davada davalı-birleşen davalarda davacılardan alınarak, asıl davada davacı, birleşen davalarda davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.