11. Hukuk Dairesi 2021/9177 E. , 2023/3819 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2403 Esas, 2021/1580 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/2735 E., 2019/49 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin PVC, alüminyum ürünleri, vakumlu cam boru tüpü üretimi işiyle iştigal ettiğini, bu alanda bölgesinde lider konumunda olduğunu, davalı şirketlerin de aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin ortağı ve yetkilisi ... ile davalı ...’ın kardeş olduklarını, 2003 yılına kadar kardeşler aynı çatı altında ticari faaliyette bulunmaktayken ticari anlamda yollarını ayırdıklarını, davalı ...’ın 11 yıldır kesintisiz bir şekilde davacı şirket hakkında karalama kampanyası yürüttüğünü, davacı şirkette depo ve sevkiyat sorumlusu olan ...’dan davacı şirketin sevkiyat bilgilerini ve ticari sırlarını elde eden davalı ...’ın, davacı şirketi ticaret yaptığı firmalara kötülediğini, daha düşük fiyat teklifinde bulunarak davacı şirketin faaliyetlerini bitirme noktasına getirdiğini, davacının tespitlerine göre ticaret yaptığı 19 firmaya daha düşük fiyat teklif edilerek davacının satışlarını düşürdüğünü, davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde belirtilen şahsın sevkiyatçı olduğunu, davacının ticari sırlarına vakıf olamayacağını, davacının dava dilekçesinde belirtilen firmalarla davalının uzun yıllara dayanan ticari ilişkisinin bulunduğunu, davanın kötü niyetli olduğunu savunarak reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından delil olarak sunulan cd içeriğinde konuşma yapan kişinin tanık olarak mahkeme huzurunda dinletilmemesi nedeni ile sözkonusu cd’nin delil olarak kabul edilemeyeceği, bu kişinin davacı çalışanı olduğu ve somut delillerle beyanlarının örtüşmediği, dinlenen tanıklardan bir tanığın beyanının maddi vakıaya yönelik olduğu, bilirkişi incelemesinin tanık beyanlarının doğrulanmadığı, dava dilekçesinde gösterilen 19 firmaya davalı Lara Cam ve Pvc. Alü. Profil İth. İhr. İml. Tic. Ltd. Şti.’nin 2012-2013-2014 ve 2015 yıllarında bir satışı bulunmadığı, davacı şirket ile davalı Ortadoğu Alü. Pvc. Plas. İml. San. ve Tic. Paz. Ltd. Şti.’nin bu 19 firmaya (ortak müşteri grubuna) 2012-2015 döneminde yapılan satışların aritmetik ortalama değerlerine göre davacı şirketin birim satış fiyatı ile davalı şirketin birim satış fiyatı arasında bariz bir fark bulunmadığı, davacı şirketin fiyat ortalaması 4,52 TL iken davalı şirketin fiyat ortalaması 4,67 TL olduğu, buna göre davalı şirketin davacı şirketin fiyatının altında satış yapmadığının sabit olduğu, bundan ayrı olarak davacı şirketin 2012-2015 döneminde büyümeye devam ettiği, sonuç itibariyle davacı tarafın ticari hayatın olağan akışına uygun olmayacak şekilde zarara uğratıldığı ve davacı tarafa karşı haksız rekabet yapıldığı ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığını ve hatalı olduğunu, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin istinaf kararında ve ara kararda açıkça 2011 ila 2015 yıllarına dair kayıtların inceleneceği belirtilmiş olmasına rağmen müvekkili şirket ile davalı şirketlerin 2012-2013-2014-2015 yılı ticari defterlerinin incelendiğini, raporda yalnızca vakumlu cam boru tüpüne ilişkin inceleme yapıldığını, diğer ürünler bakımından hiçbir karşılaştırmanın yapılmadığını, bilirkişi raporundaki tablo incelendiğinde, davalı şirketlerin fiyat kırma ve müvekkili şirketten daha düşük fiyatla satış politikaları uyguladıklarının görüldüğünü, buna rağmen bilirkişi heyeti tarafından davalı şirketlerin satış fiyatlarının davacı şirketin satış fiyatlarının çok altında olmadığı tespitinin yapıldığını, aradaki fiyat farkının az olması müvekkil şirketin zarara uğramadığı ya da davalının haksız rekabete yol açan fiillerini gerçekleştirmediği anlamına gelmediğini, satışı yapılan vakumlu cam boru tüpünün tabloda yer alan satış miktarlarına bakıldığında, birim fiyattaki az bir farkın dahi büyük maddi zararlara sebebiyet vereceğinin açık olduğunu, bu sebeple fiyat farkının az olduğu gerekçesiyle haksız rekabet ve maddi zararın oluşmadığına ilişkin yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, raporda, taraf şirketlerin tüm yıllara ait yıllık ortalama fiyatların aritmetik ortalamasının hesaplandığını ve müvekkili şirketin fiyat ortalamasının ortalaması 4,52 TL iken davalı şirketin 4,67 TL olduğu, davalı şirketin müvekkil şirketin fiyatının altında satış yapmadığı sonucuna varıldığını, davalı şirket, davacının satış yaptığı firmalara daha düşük fiyat teklifi götürerek bu fiyattan satış yaptığını, müvekkili davacı şirket ise müşterilerini kaybetmemek için satış fiyatını düşürdüğünü, rekabet edemeyeceği noktada ise ticaretini bitirdiğini, bu sebepten müşterilerini kaybetmemek için belli bir noktadan sonra fiyatlarını düşüren müvekkili şirketin fiyat ortalamasının düşük çıkmasının normal olduğunu, fakat söz konusu ortalama fiyata ilişkin veriler üzerinden yapılan tespitin hatalı olduğunu, satışı yapılan vakumlu cam boru tüplerinin tek bir çeşit olmadığını, bilirkişiler tarafından bakkal hesabı yapılmak suretiyle rapor tanzim edildiğini, bilirkişiler tarafından inceleme konusu 4 yıllık süreçte ürün fiyatlarında meydana gelen dalgalanmanın hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, bilirkişiler tarafından tarihler dahi kronolojiye uygun sıralanmaksızın oluşturulan karşılaştırma tablosunun hükme esas teşkil edemeyeceğini, aynı firmaya yapılan yakın tarihli satışların belirtilmesi amacıyla yapıldığı anlaşılan tabloda, bazı kısımların tamamen farklı tarih karşılaştırmaları içerdiğini, bu sebeple bahsi geçen tablo karışıklığa sebebiyet verdiğini ve somut durumu ortaya koymaktan uzak kaldığını, 19 adet firmaya istinaden karşılaştırma yapılmış olmasına rağmen, firmalar bakımından çapraz karşılaştırma yapılmadığını, rapor eksik olmasına rağmen raporda yer alan tablodan dahi haksız rekabetin tespit edilebileceğini, bilirkişi heyetinin ve İlk Derece Mahkemenin dosyada mevcut CD çözümü ve tanık beyanlarını dikkate almadığını, heyette hukukçu bilirkişinin de olması sebebiyle sadece ticari defterlerin değil dosyanın kül halinde tüm delilleri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, zira davalıların haksız rekabet niteliği taşıyan kasıtlı hareketleri ancak böyle bir değerlendirme ile açığa çıkacağını, hükme esas teşkil eden raporda dahi haksız rekabet olgusunun, davalı şirketlerin uyguladığı fiyat politikası sebebiyle müvekkil şirketin birim fiyatlarını düşürdüğünün, bazı şirketlerle de ticaretinin bittiğinin görüldüğünü, bu anlamda müvekkilin zararı hesaplanabilir durumda olduğunu, ancak hesaplanmasa dahi bu husustaki Yargıtay kararları çerçevesinde hakim tarafından tazminat belirlenebileceğini, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen 03.08.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirketler tarafından haksız rekabet yapıldığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı, buna göre İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde ve Kanunun olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine yönelik kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!