11. Hukuk Dairesi 2021/9043 E. , 2023/3369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/699 Esas, 2021/1103 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/493 E., 2019/335 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; avalisti olduğu 11.02.2011 keşide, 04.10.2011 vade tarihli ve 100.000,00 TL tutarlı bononun keşidecilerinin, ..., ... ve ..., lehtarının ise ... olduğunu, ...'ın belirtilen bonoya dayalı olarak kendisi hakkında Kars 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2089 E. sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığını, senet bedelinin keşideciler tarafından ödendiğini, ödemeye ilişkin dekontları dava dilekçesi ekinde ibraz ettiğini, davalı şahsın senet bedeli ödenmesine rağmen hakkaniyete aykırı bir şekilde icra takip işlemlerini sürdürdüğünü, icra işlemleri kapsamında yapılan kıymet takdirine Kars İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde itiraz ettiğini, anılan Mahkemece yetkisizlik kararı verildiğini ve davanın yetkili Mahkeme nezdinde halen derdest olduğunu ileri sürerek kıymet takdirine ilişkin bilirkişi raporu ve tüm icrai işlemlerin iptaline ve işlemden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2017 tarihli ara kararıyla, davacıya, dava dilekçesi ve talep sonucu ile ilgili açıklama yapılması için bir haftalık kesin süre verilmiş, davacı belirtilen ara karar üzerine sunduğu 14.12.2017 tarihli dilekçesiyle; Kars 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2089 E. sayılı takip dosyasına dayanak yapılan bono bedelinin keşideciler tarafından ödendiğini, başlatılan takibin kendisiyle bir ilgisi bulunmadığını belirterek işbu davadaki talebinin, zikredilen takip dosyasının kendisiyle ilgisi olmadığının tespiti ve bu takip dosyasında yapılan tüm işlemlerin iptali ve sonuçlarının ortadan kaldırılması olduğunu açıklamıştır.
II. CEVAP
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı olarak gösterilen İcra Müdürlüğünün işbu davaya konu talep bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, davacının avalisti olduğu bonoya konu borcun keşideciler tarafından ödendiğini belirterek işbu menfi tespit davasını açtığı, akdi ilişkiyi ve senet üzerindeki imzasını inkar etmediği, davalı alacaklı ile keşideciler arasında birden fazla hukuki ilişki bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davacının ödemeyi ispat zımmında sunduğu dekontlar incelendiğinde; keşidecilerin, davalı şahıs ve yakınları adına bir çok kez para gönderdiğinin anlaşıldığı ancak dekontlarda, ödemenin hangi senede istinaden yapıldığı açıklanmadığı gibi ödemelerin işbu davaya konu icra takibine mahsuben yapıldığına dair bir kayıt da bulunmadığı, davalı alacaklının ödemelerin davaya konu bonoya istinaden yapıldığını kabul etmediği, bu hale göre, davacının, davaya konu bono bedelinin keşideciler tarafından ödendiğini ispat edemediği, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne denetime elverişli bir inceleme yapılmadığından itibar edilmediği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, davalı şahıs hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sürecinde iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındığını, her iki raporda da, davalı lehtarın senet bedelinden çok daha yüksek miktarda tutarı keşidecilerden tahsil ettiğinin ve borcun bu suretle tasfiye edildiğinin belirtildiğini, söz konusu raporların hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde müvekkilinin borçlu olmadığını, açılan davanın haklı olduğunu ortaya koyduğunu, İlk Derece Mahkemesince, raporlara itibar edilemeyerek davanın reddine karar verilmiş ise de kararın gerekçeden yoksun olduğunu, oysa davaya konu iddialarını yazılı delillerle ispatladıklarını, lehe olan delillerin görmezden gelindiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asıl temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrar ederek davalı lehtarın senet bedelinden çok daha fazla bir miktarı keşidecilerden tahsil ettiğini, davalıya borcunun bulunmadığını, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin davalı ... Müdürlüğüne husumet düşmediğine ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 614 üncü, 688 inci ve 689 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı asılın aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, davaya konu bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
3. Davacı, davaya konu bonoya aval vermiş olup bononun tanzim tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Kanun'un 614 üncü maddesine (6102 sayılı Kanun'un 702 inci maddesi) göre aval veren kimsenin temin ettiği borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa dahi aval verenin taahhüdü muteberdir.
4. 6762 sayılı Kanun'un 688 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre (6102 sayılı Kanun'un birinci fıkrasının (f) bendi) keşide yeri, bonoda bulunması zorunlu unsurlardan olup aynı Kanun'un 689 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre ise tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı düzenleme altına alınmıştır.
5. Somut olayda, davaya konu bononun bir sureti dosyaya sunulmuş olup sunulan bu suretten bononun, keşidecilerin adı soyadı yanında yazılmış bir yer ismini ihtiva etmediği anlaşılmakta ise de keşide yerini ihtiva edip etmediği kesin bir şekilde anlaşılamamaktadır. Davaya konu bononun keşide yerini içermediğinin tespiti halinde bono, keşidecilerin adı soyadı yanında yazılı bir yer ismini de içermediğinden kambiyo senedi vasfında kabul edilemeyecek ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edilemeyecektir.
6. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, takibe dayanak yapılan bononun keşide yerini ihtiva edip etmediğinin tespit edilmesi, etmediğinin tespiti halinde ise bononun kambiyo vasfını haiz olmayıp kambiyo takibine konu edilemeyeceği ve avalist olan davacının 6762 sayılı Kanun'un 614 üncü maddesine göre, şekle ait bu noksanlığa dayanabileceği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı asılın bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!