11. Hukuk Dairesi 2021/9030 E. , 2023/3698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1164 Esas, 2021/1341 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/122 E., 2020/483 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkilinin oğlunun kendisine borcunun olduğunu söyleyerek baskı ile iki adet boş senet imzalattığını, senetlerden biri ile ilgili olarak davalı tarafından diğeri ile ilgili olarak da davalının annesi tarafından icra takibi başlatıldığını, ne kendisinin ne de oğlunun davalı ile herhangi bir alışverişinin olmadığını, senetlerin korkutma, aldatma, aşırı yararlanma, yanıltma sureti ile alındığını, senet metnindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını, senedin sonradan doldurulduğunu, davalının, oğlunun borcunu müvekkilinden tahsil etmek istediklerini, müvekkilinin yaşlı olduğunu ve emekli olup kuyumculuk işiyle artık uğraşmadığını, işini oğluna bıraktığını, ispat yükünün davalıda olduğunu, davalı tarafça kâr payı karşılığı para ve döviz verildiği belirtildiğinden ne alındığı bunun karşılığı ne kadar alacakları olduğunun bildirilmesi gerektiğini, müvekkilinin oğlunun ne kadar borcunun olduğunu bilmediğini, kuyumcu defteri incelendiğinde anlaşılabileceğini, müvekkilinin Kütahya 1. İcra Dairesinin 2017/582 sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının rızası ile imzaladığı senedi ödeme günü geldiğinde ödeyemeyince yerine tarla vermeyi teklif ettiğini, ancak tarlanın değerini afaki rakamlarla teklif edince anlaşma sağlanamadığını, dava konusu senedin tarafların tek alışverişi olmadığını, davalının babası hayatta iken kazanımlarını kuyumcu işleten davacıdan altın almak suretiyle değerlendirdiğini, yeteri kadar altın olmadığında meblağ yüksek olduğunda senet tanzim edildiğini, davacı altını verdiğinde senedin de iade edildiğini, davacının oğlunun kuyumcu dükkanını boşaltarak kaçtığını, müvekkili gibi diğer kimselerin de kendisine bıraktığı parayı yanında götürdüğünü, davacının müvekkiline 35.000,00 USD borcu olduğunu, senedin korkutma ile imzalandığı iddiasının doğru olmadığını, senede karşı tanık dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, davalının ve babasının, davacının ve oğlu ...'in Sarraflar Çarşısında bulunan kuyumcu dükkanından sürekli alışveriş yaptıklarını, davalının babalarının vefatından sonra da çocuklarının marketten kazandıklarını davacının ve oğlunun birlikte işlettikleri sarraf dükkanından döviz ve altın olarak değerlendirdiklerini, müvekkili ile davacının aralarında oluşan dostluğa binaen altın alışverişlerinde şimdi al sonra getir ya da şimdi ver sonra getireyim tarzında alışverişler olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın 23.12.2016 keşide, 24.01.2017 vade tarihli ve 35.000,00 USD bedelli davacı tarafından düzenlenen senedin korkutma sonucu tanzim edilip edilmediği olduğu, davacı tarafça her ne kadar davaya konu senedin korkutma ile imza altına alındığı iddia edilmiş ise de davacının, senedin imza atıldığı ve sonrasında davacıya ait tarlaların devri için davacının tapu müdürlüğü, belediye, nüfus müdürlüğü ile noterliğe götürüldüğü gün olarak belirttiği 27.01.2017 tarihine ilişkin Kütahya Belediyesi girişine ait görüntü kaydının incelenmesinde davacının belediyeye tek başına girip çıktığı, aynı gün davacının Valilik binası önünde davalının da bulunduğu... ... plakalı araçtan davalı ile birlikte indiği, beraber noterliğe doğru gittikleri yaklaşık 4 dakika sonra da aracın yanına geri döndükleri ve davacının araca tekrar bindiği, davacı ...'ın araçtan inişinden araca bindiği ana kadar iradesi dışında götürüldüğüne dair bir bulgunun olmadığı, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1221 soruşturma numaralı dosyasında da davalı ... hakkında "Şüphelilerin cebir ve tehdit kullanarak ya da korkutarak söz konusu müştekiye zorla imzalattıklarına ya da müşteki tarafından rızaen imzalanan senetleri anlaşmaya aykırı olarak doldurulup müşteki aleyhine icraya konulduklarına ve tefecilik yaptıklarına dair müştekinin herhangi bir delille desteklenmeyen yazılı belgeye dayanmayan kamera kayıtlarının içeriğiyle doğrulanmayan inandırıcılıktan uzak soyut iddiası dışında şüphelilerin savunmalarının aksine şüpheliler hakkında atılı suçlardan kamu davası açmaya yeter nitelik ve derecede herhangi bir somut delil elde edilemediği, taraflar arasındaki ihtilafın alacak-borç anlaşmazlığından mütevellik hukuki çekişme mahiyetinde bulunduğu" şeklindeki gerekçesiyle mağdurun bir senedi vermeğe mecbur edilmesi suretiyle yağma ve tefecilik suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği bu karara yapılan itirazın reddedildiği, davacının dinlettiği tanıklardan, davacının eşi ... dışındakilerin ikrah iddiasına ilişkin görgüye dayalı bir bilgilerinin olmadığı, ...'ın ise ceza soruşturması verdiği 20.02.2017 tarihli beyanında senedin zorla imzalattırıldığı olgusundan bahsetmediği, tüm bu hususlar doğrultusunda davaya konu senedin korkutma neticesinde davacı tarafından imza altına alındığı iddiasının ispat edilemediği, davalı vekili tazminat talep etmişse de yargılama aşamasında verilmiş bir tedbir kararının bulunmadığı ve davalı aleyhine oluşan bir zarardan bahsedilemeyeceği, gerekçesiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddeleri gereği davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu 35.000,00 USD'ye ilişkin paranın verilme anına dair dosyada sesli kamera kaydının bulunduğunu, 35.000,00 USD karşılığı TL'nin ...'e verildiğinin görüldüğünü, parayı alanın ... olduğunun belli olduğunu, verilen paranın dava konusu olan 35.000,00 USD karşılığı olduğunu, ... ... ve ... ...'ın bu hususlarda dinlenmesi ve davalının isticvap edilmesi taleplerinin değerlendirilmediğini, davalı vekilinin 21.06.2018 tarihli celsede görüntülerdeki elemanın ... ...'ın elemanı olduğunu ikrar ettiğini, ... ...'ın davayı davalı asil ile birlikte tüm duruşmalarda takip eden kardeşi olduğunu, davalının kardeşi dava dışı ... ...'ın savcılık ifadesinde taraflar arasındaki altın alışverişinden bahsedildiği ve kuyumcu defterinin bilirkişi marifetiyle incelenmesi talep edildiği halde bu talepleri hakkında karar verilmediğini, bu altın alışverişi olayından müvekkilinin davadan sonra haberdar olduğunu, 27.01.2017 tarihinde davalı ...'in, ... ... ve ... ... ile birlikte davacının evini bastığını, zorla iki adet senedi imzalattığını, dava konusu bu senetlerden üzerine davalılar tarafından sonradan 35.000,00 USD yazıldığını, müvekkilinin tehditler sonucunda senetleri imzalamak zorunda kaldığını, oğlunun başına ve kendi başlarına bir şey gelmesinden korktuğunu, davalıların davacıyı arabaya bindirerek tarlalarını devretmesi için tapuya, nüfus müdürlüğüne, notere götürdüklerini, ancak kimlik yeterli olmayınca işlemlerin tamamlanamadığını, davalıların bütün alışverişlerinin ... ile olduğunu, baskı ile alınan iki senedin aynı gün farklı düzenleme ve vade tarihleri atılarak doldurulduğunu, senetlerin aynı elden aynı kalemden çıktığını, senetler üzerinde inceleme yapılarak benzerliklerin, ayrılıkların tespit olunmasını talep ettikleri halde bu taleplerinin incelenmediğini, alacağın varlığını ispat yükünün davalılarda olduğunu, davacının oğlunun davalılar ile kâr payı karşılığı adı altında tefe ile altın alışverişi yapmışlarsa da bu hususun davacıyı bağlamayacağını, müvekkilinin kuyumcu dükkanı ile bir ilgisinin olmadığını, yıllar önce oğluna devrettiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aynı olayla ilgili Kütahya Cumhuriyet Başsacvılığına şikayette bulunulduğu, şüpheliler ...,..., ... ve ... ... hakkında mağdurun bir senedi vermeye mecbur edilmesi suretiyle yağma, tefecilik yapmak suçlarından yapılan soruşturma sonucunda şüpheliler hakkında delil yetersizliğinden dolayı 2017/1221 E. ve 2018/4862 K. sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itirazın Kütahya Sulh Ceza Mahkemesinin 2018/3819 D.İş sayılı kararı ile reddedildiği, davacı davaya konu senedin korkutma sonucu tanzim edildiğini iddia etmiş ise de savcılık dosyası içerisinde bulunan CD'nin çözümüne ilişkin bilirkişi raporu, tanık anlatımları ve dosyaya toplanan deliller ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kambiyo senedine karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçluda olup davacının iddiasını aynı nitelikte bir belge ile ispat etmesi gerektiği, davacının iddialarını yazılı belge ile ispatlayamadığı, dava konusu bononun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 776 ncı maddesinde belirtilen zorunlu unsurları içerdiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, ilaveten istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesinden talep ettikleri tedbir kararının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde yemin ve isticvap delillerine dayandıkları halde bu hakları kullandırılmadan hüküm kurulduğunu, davayı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (6098 sayılı Kanun) irade bozukluğu hallerine dayandırdıklarını, Mahkemece ceza yargılamasında daha ağır unsurlarla işlenebilecek tehdit suçundan dolayı verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına dayanılarak hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine dayalı takip nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 776 ncı maddesi.
3. 6098 sayılı Kanun'un 37 nci ve devamı maddeleri.
4. 4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!