11. Hukuk Dairesi 2021/8942 E. , 2023/3916 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1967 Esas, 2021/1395 Karar
HÜKÜM : Esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/246 E., 2018/26 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 2015 yılına uzanan bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında, müvekkilinin davalıdan her ay düzenli olarak yedek parça ve malzeme satın aldığını, tüm bu süreçte müvekkilinin davalıya 4.149.850,79 TL ödeme yaptığını ve toplam tutarı 1.058.180,93 TL olan 5 adet ileri keşide tarihli çeki cirolayıp verdiğini, ancak avans niteliğinde olan bu ödemelerin karşılığı olarak davalıdan yalnızca 1.850.299,70 TL miktarında mal teslim aldığını, arada 3.357.732,02 TL’lik bir açık bulunduğunu, davalının fazladan aldığı bu ödemelerin karşılığı olan malları müvekkiline teslim etmediği gibi ödemeleri iade de etmediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davaya konu 5 adet çekin iptaline ve müvekkiline iadesine ve fazladan ödenen 2.299.551,09 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya muhtelif tarihli faturalar tahtında sattığı tüm malları teslim ettiğini, davacının düzenlenen tüm faturaları içeriğine itiraz etmeksizin ticari defterlerine işlediğini ve fazladan yapılan bir ödeme bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yazılı ve sözlü satış sözleşmesi yapıldığı, sözleşme kapsamında ticari ilişkinin 17.02.2012 tarihinde başladığı, 25.03.2017 tarihinde sona erdiği, davalı-satıcı tarafça sözleşme kapsamında toplam 5.857.213,09 TL bedelli fatura düzenlendiği, bu faturaların davacı-alıcı tarafça ticari defterlerine işlendiği, faturalara itiraz edilmediği, faturalar karşılığında davaya konu beş adet çek dışında, değişik keşide tarihli çekler ve kredi kartı ile olmak üzere toplam 5.811.652,88-TL ödeme yapıldığı, bakiye davacı-alıcı borcunun 37.552,54 TL olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürdüğü süreç boyunca davalıya 4.149.850,79 TL ödediğini, ayrıca toplam tutarı 1.058.180,93 TL olan çekleri ödeme amacıyla cirolayıp davalıya verdiğini, ancak tüm bu ödemelerin karşılığında sadece 1.850.299,70 TL tutarında mal teslim aldığını, söz konusu çeklerin bedelsiz olduğunu, davalının faturalara konu malları müvekkiline veyahut çalışanlarına teslim ettiğini ispat edemediği, müvekkilinin teslim edilmeyen malların dahi bedelini ödediğini, dava dosyasında yer alan irsaliyelerin karşı tarafın kayıtlarından temin edilmiş olup üzerinde bulunan imzaların hiç birinin müvekkiline veya çalışanlarına ait olmadığını, göstermiş oldukları tanıklarının dinlenmediğini ve defter kayıtlarının yeterince incelenmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!