11. Hukuk Dairesi 2021/8736 E. , 2023/4327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1178 Esas, 2021/806 Karar
HÜKÜM :Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2015/286 E., 2019/37 K.
BİRLEŞEN DAVA :İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/768 E., 2016/1113 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketinin, Okyanus Teknolojik Ürünler Dağıtım ve Pazarlama Tic. Ltd. Şti. ile yıllardır su arıtma cihazı alımı, müvekkili Kadir' in toptancı olan karşı taraftan mal alıp parekende olarak satış yaptığını, bu alışveriş zinciri karşılığında karşı tarafın düzenli mal gönderdiğini, müvekkilinin ise dava konusu olan sıralı çekleri davalıya verdiğini, davalının mal gönderdikçe çekleri ödediğini, ancak bir süre sonra davalının kendisine verilen sıralı teminat çekleri karşılığında vereceği malları göndermemeye başladığını, davalının malları göndermediği gibi çekleri iade etmediğini, çeklerin icra takibine konulduğunu, müvekkillerinin davalı şirkete borcunun olmadığını ileri sürerek müvekkillerine ait 30.07.2015 tarihli, 30.08.2015 tarihli, 30.09.2015 tarihli, 30.10.2015 tarihli, 30.11.2015 tarihli, 30.12.2015 tarihli, 30.01.2016 tarihli, 30.02.2016 tarihli, 30.03.2016 tarihli, 30.04.2016 tarihli, 30.05.2016 tarihli her biri 22.370,00 TL değerinde olan toplam 11 adet teminat çeklerinin iptali ile bu çeklere ödeme yasağı konulmasını, çeklerin istirdatı ile müvekkillere borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı alacaklılarla herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, dava konusu edilen 6 adet çek için icra takibi yapıldığını, çeklerin müvekkili şirket tarafından düzenlenip müvekkilinin yetkili temsilcisi olan diğer davacı ... tarafından ciro edildiğini, bu çeklerin dava dışı Okyanus Teknolojik Ürünler Ltd. Şti.'ye ileride teslim edilerek mallar karşılığı verildiğini ancak henüz bir ticari ilişkinin kurulmadığını, çeki teslim alan şirketin malları teslim etmediğini, müvekkillerinin bedelsiz kalan çeklere ilişkin olarak menfi tespit davası açtığını, Okyanus Ltd Şti'ne verilen çeklerin davalılar tarafından icraya konduğunu, davalılardan Karataş Ltd. Şti.'nin dava dışı Okyanus Ltd. Şti.'nin tek ortağı ...'ın eşinin (...) kurucusu olduğu firma olduğunu, Karataş Ltd. Şti.'nin ..., Adile Karataş, ... ve ... tarafından kurulan şirket olduğunu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ancak çeklerin bu firmaya ciro edildiğini, diğer davalı ...'in de Karataş Ltd Şti'nin yetkili müdürü ve kurucularından olduğunu, bu çekleri cirosuz teslim aldığını, diğer davalı ... Sac Boru Metal Ltd. Şti.'nin ise çekleri ...'den aldığını, ...'in Kadir Metal Ltd Şti'nin 2010 yılından beri müdürlüğünü yaptığını, birbirleriyle ilişkilerinin bulunduğunu, Kadir Metal Ltd Şti'nin Karataşlar... Ltd. Şti. ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalıların kötü niyetli olarak bu çekleri Okyanus Ltd. Şti.'nden aldıklarını, açılan menfi tespit davasını bildiklerini, ... Demir Çelik Ltd. Şti.'nin Kadir Metal Ltd. Şti.'nden çeki almasına rağmen takibi sadece davacılar aleyhine başlattığını ileri sürerek dava konusu olan çeklerden borçlu olmadıklarının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında su arıtma sistemleri cihazlarının satışına ilişkin uzun süreye dayanan ve devamlılık arz eden hukuki ve ticari ilişki olduğunu, davacı şirketin ithalatçı davalıdan satın aldığı ürünü komisyon ekleyerek başkasına sattığını, davacının sattığı ürünleri son satıcıya da müvekkilinin gönderdiğini, tarafların genelde ay sonunda siparişler ve ödemeler konusunda mütabakata vararak ödeme planı çıkardığını ve davacının borcunu ileri tarihli çekler ile ödediğini savunarak davanın reddine, %20'den az olmamak kaydıyla tazminata karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketlerin davacılarla doğrudan ticari ilişkisinin bulunmadığını, çeki tanzim eden davacı şirket ile dava dışı Okyanus Ltd. Şti. arasında su arıtma cihazları alım satım ilişkisinin bulunduğunu, dava konusu olan çekler hakkında menfi tespit davası da açıldığını, müvekkillerinin Okyanus Ltd. Şti. ile sadece akrabalık değil dostluk ilişkilerinin de olduğunu, derdest bir davanın bulunduğunu, görülmekte olan davanın bu dava ile birleştirilmesi gerektiğini, davacıların piyasadaki pek çok şirkete borcu olduğunu, 2015 yılından itibaren çekleri ödemediğini, amaçlarının takipleri engellemek olduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını, Karataşlar Demir Çelik Ltd. Şti.'nin Okyanus Ltd. Şti.'ne 01.08.2014 tarihinde 213.000,00 TL ve 09.01.2015 tarihinde 75.000,00 TL EFT yapması nedeni ile Okyanus Ltd. Şti. aleyhine takibe geçmediğini, asıl borçlu davacılardan alacağını tahsil etmeye çalıştığını savunarak davanın öncelikle Okyanus Ltd Şti'ne ihbarı ile birlikte Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/286 E. sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıları davalı Okyanus Teknolojik Ürünler Dağıtım Paz...Ltd. Şti ile ticari ilişki içerisinde bulunmakla birlikte teminat olarak verilen çeklerin birbirine ciro eden şirketlerin kurucusu, müdürleri ve yetkililerinin akrabalık bağları bulunduğu, aynı kişilerden oluştuğu, çeklerin birleşen davanın davalılarının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda da anlaşıldığı üzere herhangi bir alacağı olmadığı halde ciro edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, asıl davaya konu 11 adet çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine, icra takibine konu edilen 178.960,00 TL asıl alacak miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatının Karataşlar Demir Çelik Ltd. Şti'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2015/12946 E. sayılı dosyasında ödenen toplam 63.265,26 TL nin icra dosyasındaki alacaklı mahkememiz dosyasındaki davalı Karataşlar Demir Çelik San ... Ltd. Şti.' den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; esasa ilişkin karar yönünden istinaf taleplerinin olmadığını ancak yerel mahkemenin her iki dava için ayrı ayrı hüküm kurması gerekirken tek bir hüküm kurduğunu, kararın infazı sırasında gerekçeli kararının hüküm kısmındaki belirsizlik sebebiyle davacıların haklarının zarar göreceğini, asıl dava ve birleşen dava açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kötü niyet tazminatın miktarının eksik hesaplandığını, birleşen davada davalılardan sadece ... aleyhine hüküm kurulduğunu oysa birleşen tüm davalılardan tahsilinin gerektiğini, yargılama masraflarının da her iki dava bakımından ayrı ayrı hüküm altına alınması gerektiğini, hali hazırda devam eden ödemeler mevcut olup bunlarında hesaplanması gerektiğini, ödenen kısmın eksik hesaplandığını, teminat iadesi hakkında karar verilmediğini belirterek gerekçeli karardaki hüküm kısmının düzeltilmesini istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; karar tarihinden önce davalılardan ... 17.01.2019 tarihinde vefat etmesine rağmen mirasçılarına tebligat çıkarılıp davaya dahil edilmemesinin bozma sebebi olduğunu, 13.10.2016 tarihli taraflara tebliğ edilmeyen bilirkişi raporunda eksik inceleme ve değerlendirmelerde bulunulduğunu, her ne kadar yerel mahkemenin gerekçeli kararında Karataş Ltd. Şti. ile Okyanus Ltd. Şti. arasında mal alım satımına ilişkin herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı belirtilmiş olsa da söz konusu bu hususun iyi irdelenmediğini belirterek kararın kaldırılması istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki tarafında da ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için usulüne uygun tutulmuş olmaları ve açılış/kapanış tasdiklerinin yapılmasının gerekli olup, ispat yükü üzerinde olan davacının çeklerin avans olarak verildiğini ispatlayamadığı, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının doğru görülmediği, asıl dava da davalı lehine tazminatına hükmedilmesi için yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar vekilinin soyut ve mesnetsiz istinaf sebeplerine dayanılarak verilen kararın yerinde olmadığını, asıl ve birleşen davada hükmedilen vekalet ücretleri yönünden bir açıklık bulunmadığını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin asıl ve birleşen dava için ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davaya konu çekler nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!