11. Hukuk Dairesi 2021/8380 E. , 2023/2838 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/382 Esas, 2021/1034 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/232 E., 2018/1166 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan toptan satış sözleşmesi ile ticari ilişki kurulduğunu, ayrıca müvekkili şirketin dava dışı Pamuk Factoring A.Ş.'nin davalı şirketten olan alacağının 7.000.000,00 TL'lik kısmını temlik aldığını, davalının temlike konu alacağı müvekkiline ödemediğini, davalı şirketin müvekkili şirkete doğmuş ve doğacak borçları için müvekkili lehine diğer davalı tarafından taşınmazı üzerinde 1.500.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davalılara keşide edilen ihtara rağmen temlik alınan ve 30.06.2012 tarihi itibariyle 6.389.079,64 TL olan alacağın ödenmemesi üzerine, alacağının tahsili için davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinin davalıların yetkiye ve borca itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu ipotek, yapılmış ve yapılacak sözleşmeler ile doğmuş ve doğacak alacakları teminat altına aldığına göre üst sınır (limit) ipoteği olduğu, takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki Toptan Satış Sözleşmesinden dolayı bir borcun bulunmadığı ancak, davalı borçlu şirketin temlik eden dava dışı Pamuk Factoring A.Ş.'nin davacı şirkete temlik ettiği alacaktan dolayı 6.389.079,64 TL borcunun bulunduğu, takip konusu ipoteğin niteliği ile ipotek resmi senedi içeriğindeki "...yapılmış ve yapılacak sözleşmeler ile doğmuş ve doğacak borçlar..." biçimindeki ibareler birlikte değerlendirildiğinde, temlik alınan alacağın (davalı şirketin temlik edene olan borcunun) da takip konusu ipoteğin teminatı kapsamında kaldığının kabulü gerektiği, bu durumda, Toptan Satış Sözleşmesi dışında ancak, temlik alınan alacak kapsamında kaldığı anlaşılan alacağın tahsili amacıyla borçlu şirket ve ipotek veren 3 üncü kişi hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipoteğin taraflar arasında akdedilmiş olan toptan satış sözleşmesi kapsamında doğmuş veya doğacak belirli bir alacak için kurulmuş bir ipotek olduğunu, bu sözleşme dışındaki alacakların bu kapsamda, icra takibi ve dava konusu edilen temlik alacaklarının işbu ipotek kapsamında olmadığını, taraflarca ana para ipoteği olarak kabul edilen bir ipotek içerisine, temlik alacaklarının konulamayacağını, dosyada alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin aksi yönünde karar verildiğini, ayrıca temlik sözleşmesine konu alacağın dayanağı olan faktoring işlemlerinin yönetmeliğe uygun olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın, temlik alınan alacağın ipotek kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplandığı, ipotek akit senedinde, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilmiş ve akdedilecek sözleşmelere istinaden asaleten ve gerekse kefaleten her nevi doğmuş ve doğacak borçların teminat kapsamında kaldığı belirtildiği, temlike konu faktoring sözleşmesinden kaynaklı alacağın davacı ile davalı şirketin taraf olduğu sözleşmeden kaynaklanmadığı gibi temlik sözleşmesine davalı şirketin taraf da olmadığı, bu hale göre, temlik sözleşmesine konu alacağın ipoteğin kapsamında kalmadığının kabulü gerektiği, ayrıca, taraflar arasındaki toptan satış sözleşmesinden kaynaklı herhangi borcun bulunmadığı, davacı tarafça, yargılama sürecinde, her ne kadar 31.12.2012 tarihli faturaya dayalı olarak davalı şirketten cari hesaptan dolayı alacaklı olunduğu ileri sürülmüş ise de, faturanın takipten sonra düzenlenmiş olması ve “Nezdimizdeki cari hesabınıza ilişkin faiz bedeli” açıklamalı bu faturanın dayanaklarına dosyada rastlanılmadığı, davalı şirketin satış sözleşmesinden dolayı dava ve takip tarihi itibariyle davacı şirkete borcunun bulunmadığının dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şahsın, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararını istinaf etmediği, Bölge Adliye Mahkemesince, adı geçen hakkındaki davanın kabulüne dair kararın bu suretle kesinleştiği gözetilmeden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalıların davaya cevap vermedikleri gibi 26.12.2011 tarihli temliknamenin de davalı şirkete bildirildiği ve davalı şirketin yapılan temliğe onay verdiği ve her hangi bir itirazda bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince, temlik edilen alacağın davalı şirketin defterlerine kaydedilip edilmediği incelemeden karar verildiği, ipotek akit senedinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılacak sözleşmeler ile doğmuş ve doğacak borçlarının teminat kapsamında olduğunun belirtilmiş olmasına göre dava konusu temlik alınan alacağın da ipotek kapsamında olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, 31.12. 2012 tarihli faturaya dosyada rastlanmadığı belirtilmişse de bu tespitin eksik incelemeye dayalı olduğu, belirtilen hususun bilirkişi raporunda incelenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Dava ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararına karşı sadece davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davalı şahıs, kararı istinaf etmemiştir. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesinin davalı şahıs hakkında verdiği karar kesinleştiği gibi davacı yararına bu husus bakımından usuli müktesep hak oluşmuştur.
3.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin davalı şahıs hakkında verdiği kararın kesinleştiği ve bu hususta davacı yararına usuli müktesep hak oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken davacı yararına oluşan usuli müktesep hakkı ihlal eder şekilde her iki davalı hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!