11. Hukuk Dairesi 2021/7917 E. , 2023/2812 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/794 E., 2021/1026 K.
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ :İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2019/554 E., 2020/498 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı tarafından 25.01.2011 tarihli evye ve sifonların satışına ilişkin mal alım satım sözleşmesi akdedildiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı tarafın tüm taleplere rağmen malı davacıya teslim etmediğini, davalı hakkında icra takibine girişildiğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davanın kabulüne, davalı aleyhinde %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yabancı uyruklu olduğunu, davacının işbu davadaki talep tutarında teminat sunmasını talep ettiklerini, davacı delillerinin davalıya tebliğ edilmediğini, davacının eksik harcı tamamlaması için ihtaratlı kesin süre verilmesini talep ettiklerini, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, icra takibindeki alacağın dayanağı ile itirazın iptali davasındaki alacağın dayanağının farklı olduğunu, davacının davalıdan hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile görülmekte olan işbu dava ile İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/909 E., 2014/398 K sayılı her iki davanın taraflarının, konusunun ve sebeplerinin (maddi vakıaların) aynı olduğu gerekçesiyle kesin hüküm sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/909 E. sayılı dosyasından sözleşme ile kararlaştırılan bedelin ödenmesine rağmen teslim edilmeyen mallar nedeniyle uğranılan müspet zararın tazmininin talep edildiğini, somut davada ise teslim edilmeyen mallar nedeniyle ödenen bedelin faizi ile birlikte tahsili ve gecikme cezası alacağı için yapılan takibe itirazın iptalinin talep edildiğini, her iki davada da talep dayanağının sözleşme ile kararlaştırılan malların teslim edilmemesi ise de; bir davanın konusu müspet zarar iken bu diğer dava konusunun ise teslim edilmeyen mallar için yapılan ödemenin istirdadı ve gecikme cezası talebi olduğunu, davaların hukuki sebebi farklı olduğundan dosyalar arasında derdestlik bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/909 E. sayılı davasında satım sözleşme nedeniyle teslim edilmeyen ürünler dolayısıyla uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini talep edildiğinden bu davada verilen kararın istinafa konu davada kesin delil niteliğinde olduğu, davacının sözleşmede belirlenen bedelin tamamını ödediğini ispatlayamadığı, kesinleşen karara göre davacının ödediğini ispatladığı bedel kadar ürün aldığı, kesinleşen bu kararın istinafa konu davada kesin delil teşkil edeceği ve davacının iddialarını ispatlayamamış sayılacağı, davalının takibe itirazı haklı olmakla, ispatlanamayan itirazın iptali davasının esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ancak istinafa başvuranın sıfatı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğu nedeniyle dava usulden reddedildiğinden ve usulden red kararı esastan red kararına göre davacının daha lehine olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) ve (i) bentleri.
3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinde dava şartları belirtilmiştir. 114 üncü maddesinin (i) bendinde aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlamamış olması dava şartlarından sayılmıştır. Önceki davanın sonra açılan dava için kesin hüküm oluşturması ancak önceki davanın sonra açılan davadan önce kesinleşmiş olması şartına bağlıdır. Kesin hüküm oluşturduğu belirtilen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/909 E. sayılı dava dosyasının incelemesinde davanın 26.09.2012 tarihinde açıldığı, söz konusu dava dosyasına ilişkin kararın ise 29.05.2015 tarihinde kesinleştiği, uyuşmazlığa konu davanın ise 24.09.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere uyuşmazlık konusu davanın açıldığı tarihte kesin hüküm oluşturduğu belirtilen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava henüz kesinleşmemiş olduğundan kesin hükme ilişkin yasal şartlar oluşmadığından davanın kesin hüküm nedeniyle reddi doğru değildir.
Yine 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (ı) bendi uyarınca aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı olarak belirtilmiş olup, her iki dava dosyasının incelenmesinde uyuşmazlık konusu alacağın aynı hukuki ilişkiden ve aynı belgeden kaynaklandığı dolayısıyla dava konusunun aynı olduğu, hukuki sebebinin ve davanın taraflarının aynı olduğu bu nedenle davanın derdestlik nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
2.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değerlendirme bölümü (1.1) numaralı bendi uyarınca değiştirilmesine ve mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin tamamen hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine (1) numaralı bent olmak üzere “Davanın 6100 sayılı Kanun' un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi gereğince derdestlik nedeniyle reddine” ibaresinin yazılması suretiyle mahkeme hükmünün gerekçesi ile hüküm fıkrasının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!