11. Hukuk Dairesi 2021/6430 E. , 2023/4509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/13 Esas, 2021/312 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul-kısmen ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar ve vasi vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı ...'un müvekkili şirkete müdür olarak atandığını, münferit yetkili olan davalının daha sonra azledildiğini, davalının çocuklarına ait diğer davalı şirketin de müvekkiline hazır beton verdiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında daha önceden süre gelen cari hesap şeklinde bir ticari ilişki olduğunu, davalının müdürlük görevini kötüye kullanarak müvekkili şirkete gelen paraları davalı şirket hesaplarına aktararak kişisel işlerde kullandığını, müvekkili şirkete ait iki aracı teslim etmediğini hatta araçlardan birini sattığını, bazı çeklerin uhdesinde kaldığını ileri sürerek, davalı şirket yönünden cari hesaptan doğan ve fazladan ödenmiş olan 618.354,56 TL'nin faiziyle tahsili, çeklerin iptali, hükümsüz sayılması, araçların aynen iadesi, mümkün olmadığı taktirde bedellerinin faiziyle tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; taraf şirketler arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu, diğer müvekkili ...'un çekleri ve araçları teslime hazır olup, taraflar arasında mutabakat sağlanamadığından müvekkilinde kaldığını ileri sürerek, 76.532,74 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekili asıl davada cevap dilekçesinde; müvekkillerinin borcunun bulunmadığını savunmuştur.
2.Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; müvekkilinin borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 02.06.2016 tarih, 2007/317 E. ve 2016/377 K. sayılı kararı ile asıl davada davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile 182.371,01 TL 'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsili, diğer davalı yönünden ... plakalı araç bakımından talebin bedel yönünden kabulüne, diğer talepler konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; birleşen davanın ise reddine karar verilmiş; kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 11.09.2018 tarih, 2016/11616 E. ve 2018/5184 K. sayılı kararı ile asıl davada davalılar vekilinin asıl davada davalı ... mirasçıları yönünden verilen karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, kararın davalı ... mirasçıları yönünden onanmasına, asıl ve birleşen davada verilen kararın eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari defterlerin taraflar lehine delil teşkil etmediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile toplamda 618.354,56 TL alacağın 12.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili asıl davada temyiz dilekçesinde özetle; yasal faiz yerine avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmün düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinde; bozma gerekçesine tamamen zıt bir bilirkişi raporu hazırlandığını ileri sürerek yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığını, dosyanın ek rapor için aynı heyete gönderildiğini ve müvekkilinin itirazları karşılanmaksızın ek rapor tanzim edildiğini, 30.12.2009 tarihli bilirkişi raporundaki alacak miktarları kabul edilerek hesaplama yapıldığını, oysa bozma ilamında bu rapor esas alınarak yapılan hesaplamaların kabul görmediğinin belirtildiğini, kararın bozma ilamına aykırı olduğunu belirterek ve resen nazara alınması gereken sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 207 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı şirket vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde alacağın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş olup Mahkemece yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dairemizin 11.09.2018 tarih, 2016/11616 E. ve 2018/5184 K. sayılı kararı ile asıl davada davalılar vekilinin asıl davada davalı ... mirasçıları yönünden verilen karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine ve ... mirasçıları yönünden hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulması üzerine, davalı ... mirasçıları yönünden verilen hüküm kesinleştiğinden bu kişiler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu davalıları da kapsayacak şekilde asıl davada hüküm altına alınan tutarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı şirket vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1), (1-A), (1-B), (1-D) numaralı bentlerinde yer alan “davalılardan müştereken ve müteselsilen'” ibaresinin çıkartılarak yerine “davalı ...'nden ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davalılara iadesine,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davacı şirkete iadesine,
17.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!