11. Hukuk Dairesi 2021/5642 E. , 2023/4026 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/349 Esas, 2021/699 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/725 E., 2018/1137 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların Fransa-Paris'te faaliyet gösteren ve turizmle iştigal eden Sera Voyages S.A.R.L. şirketinin yetkili temsilcisi ve ortakları olduğunu, şirketin aralarında müvekkili ortaklığının da üyesi olduğu ve havayollarının gerek kendi aralarında, gerekse acenteleri arasındaki alacak/borç takibini de yapan Uluslararası Hava Taşıyıcıları Birliği (IATA) acentesi olduğunu, havayolu şirketleri adına bilet tanzim etmek, bilet bedellerinin yolculardan tahsik etmek, tahsil ettiği bedellerden kendi komisyon ücretini v.s. düştükten sonra bakiyesinin IATA'ya yatırmakla yükümlü olduğunu, davalıların müvekkil ortaklık tarafından kendilerine yetki/ talimat verilmemiş olmasına rağmen Haziran 2008 Temmuz 2008 döneminde IATA nezdinde uçak bilet bedelleri tarifesinde yer alan bilgisayar sistemine hukuka aykırı olarak eriştiklerini, sistemdeki ücret tarifelerinde yer alan müvekkil ortaklık ücret bedellerinin düşük bedellerden göstermek suretiyle değiştirdiklerini, bu sayede üçüncü şahıs yolculara düşük bedellerden 2.000 adetten fazla bilet tanzim etmek suretiyle müvekkili orataklığı zarara uğrattıklarını ileri sürerek 392.407,97 euronun müvekkili ortaklık zararının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde düzenlenmiş faizi ile birlikte aynen, olmadığı takdirde fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ..., ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... dışındaki diğer davalıların davacı şirkete ait biletlerin sisteme müdahale etmek suretiyle düşük fiyatla satılması suretiyle davacı şirketi dava dilekçesinde belirtilen miktar itibariyle 392.407,97 euro zarara uğrattıkları, davalıların iş bu eylemlerinden dolayı Paris Yüksek Asliye Mahkemesinin 13. Ceza Dairesinin Esas No:1 olan dosyasında yargılandıkları ve güveni kötüye kullanma eyleminden dolayı cezalandırılıp bu eylem nedeniyle THY'ye vermiş oldukları toplam 1.716.360,00 euronun kendilerinden tahsiline karar verildiği, söz konusu kararın kesinleşerek Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/564 E. sayılı dosyasında tenfize konu edildiği, belirtilen yabancı mahkeme kararının mahkemelerince kesin delil olarak değerlendirildiği, iş bu kararda belirlenen tazminat miktarının işbu dosyadaki talep edilen tazminat miktarından çok daha fazla olduğu, bu nedenlerle tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla davacı tarafın talep etmiş olduğu 392.407,97 euronun ... dışındaki davalılardan tahsiline, ... aleyhine açılan davanın ise kendisine husumet yöneltilemeyeceğinden pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davacı tarafından davalılar ...,... (...) ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/564 E. sayılı dosyasında tenfize konu edilen Paris İstinaf Mahkemesi Paris Yüksek Asliye Mahkemesinin 13. Ceza Dairesinin 12.12.2013 tarih ve 1 nolu esas sayılı ilamına konu edilen tazminat yönünden tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla 392.407,97 euronun dava tarihi olan 26.01.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte; olmadığı taktirde fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin pasif husumet yokluğundan davalı ... hakkındaki davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmün işbu kısmının bozulması ve davalı ... bakımından da davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, çünkü aralarında davalı ...'nin de yer aldığı tüm davalıların Paris’te faaliyet göstermiş münfesih Sera Voyages S.A.R.L şirketinin yetkili temsilcisi, ortakları ve çalışanları olduklarını, huzurdaki davanın; davalıların yapmış oldukları usulsüz ve haksız işlemler ile uçak bileti fiyatlarının çok düşük gösterilmesi, çok düşük bedeller üzerinden bilet satılması sonucunda davacı müvekkili ortaklığın zarara uğratılmış olması sebebiyle mahiyeti itibariyle Borçlar Kanunu'nun “haksız fiil" hükümleri çerçevesinde açılmış bir alacak davası olduğunu, davalılardan ...'nin mezkur şirketin ortağı olması ve Fransa'da kendisi aleyhine bir ceza davası açılmamış olması olgularının kendisini Borçlar Kanunu’nun “haksız fiil hükümleri çerçevesinde davacı/müvekkil Ortaklığın uğramış olduğu zararın tazmini sorumluluğundan hukuken kurtarmayacağının izahtan vareste olduğunu, bu itibarla; davalı ...'nin de diğer davalılar ile birlikte müvekkili Ortaklığın bilirkişi raporunda tespit edilen 392.407,92 euro tutarındaki zararının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Paris Mahkemesi tarafından davalılardan Ayser dışındaki davalılar aleyhine verilmiş ve kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı mevcut olup, bu kararda şahsi hakkın iadesi kapsamında davacının dava konusu bilet satış işlemleri nedeniyle uğradığı zararın tazminine de karar verildiği, bu kararın Türk Hukuku tarafından tanınması ve tenfizi için de başvurulduğu, davalı ...' in dava dilekçesinde belirtilen Fransa'da mukim VOYAGEZ S.A.R.L. şirketinin yöneticisi olmayıp ortaklarından olduğu, 21.01.2018 tarihli bilirkişi rapor içeriğinde yer verildiği üzere şirket ortaklığı dışında davacı zararına haksız eyleme dayanak işlemler yaptığına dair kanıt da sunulmadığı, ortağı olduğu şirketin ayrı tüzel kişiliği bulunduğu ve ayrıca diğer davalılar gibi Paris İstinaf Mahkemesi tarafından haksız eylem nedeniyle aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği gözetildiğinde, bu davalı yönünden kuralan hüküm isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinaf nedenleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince davalı ... hakkındaki davanın kabulü gerekirken istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılardan ...'nin Sera Voyages S.A.R.L. 'nin ortağı olması ve Fransa'da kendisi aleyhine bir ceza davası açılmamış olmasının kendisini haksız fiil hükümleri çerçevesinde müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini sorumluluğundan kurtarmayacağını, davalı ...'nin de diğer davalılar ile birlikte zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!