WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2021/5588 E.  ,  2023/4979 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/538 Esas, 2021/771 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/86 E., 2020/811 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının babası ...'nün Tasfiye halinde Ünlü Askı Tekstil Ltd. Şti.'ne ait demirbaş ve bir kısım hammaddeleri müvekkili şirkete bedeli ileride kazancından ödenmesi kaydıyla devrettiğini, anlaşmalarına göre müvekkilinin devir bedeli 200.000,00 TL'yi peyderpey ödeyeceğini, ancak ...'nün müvekkilinden teminat olarak bir senet istediğini, müvekkilinin de duyduğu güven nedeni ile bir bonoyu yalnızca miktar ve isim haneleri doldurulduktan sonra imzalayarak teslim ettiğini, müvekkilinin tasfiye halinde Ünlü Askı Tekstil Ltd. Şti.'ne olan borçlarını ödediğini, ancak bononun müvekkiline iade edilmediğini, davalıya teslim edildiğini ve davalı tarafından boş kısımları doldurularak icra takibine konu edildiğini, davalının senedin teminat senedi olduğunu bildiğini, ayrıca işşiz bir kimse olup adına kayıtlı bir malvarlığının da bulunmadığını, dolayısı ile 350.000,00 TL gibi bir tutarı davacıya borç vermesinin söz konusu olamayacağını ileri sürerek müvekkillerinin davalıya bono ve icra takibi nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine, bono ve takibin iptaline, davalı aleyhine %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senede karşı senetle ispat kuralı gereği davacıların iddiasını senetle ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının senedi teminat senedi olarak düzenlediği ve borç ödenene kadar davalının şirkete %5 ortak olduğunu ispatlayamadığı, yemin delilinin de kullanılması ile davalının yemini de eda ettiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; senede karşı senetle ispat yükümlülüğünün istisnasının hayatın olağan akışının aksine durumun var olduğunda, ispat yükünün normal duruma dayananda değil yaşamın olağan akışına aykırı olan durumu iddia edende olduğunu, davalının 350.000,00 TL borç vermesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin sermayesinin dahi 100.000,00 TL olduğunu, davalının kardeşi ...'nün C.Savcılığındaki beyanında...'nin 350.000,00 TL'lik bonoyu verdiğini, ...in de 350.000,00 TL'yi verdiğini, Mali Suçlarla Mücadele Şube müdürlüğünde ise ilk etapta 150.000,00 TL daha sonra da 200.000,00 TL verdiğini, davalının mahkemede 12.07.2017 tarihinde önce 350.000,00 TL verdiğini devamında önce 180.000,00 TL daha sonrada 170.000,00 TL verdiğini söyleyerek kendisini yalanladığını, yine davalının ceza dosyasında parayı perderpey verdiğini söylediğini, beyanların resmi makamlar önünde yapıldığını, davalının 350.000,00 TL'yi verdiğini hiçbir belge ile kanıtlayamadığını, bilirkişi raporunda Ünlü Askı hesabının 330,40 TL alacak verdiğinin belli olduğunu, ayrıca bilirkişiler tarafından davacının davalıya borçlu olmadığı yönünde tespit bulunduğunu, davacıyı şirkete sokmadıkları ve bu konuda yargılamanın devam ettiği İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/458 E. sayılı dosyasında davalı hakkında dava açıldığı, davacının ticari defterlerinin tasdikinin bulunmamasının iş ve çalışma hürriyetinin davalı ve yakınlarının engellemesi nedeni ile yapılmadığından bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddialarının aldatma kapsamında olmadığı, bunları ispat bağlamında tanık deliline de başvurulamayacağı, bononun aradaki anlaşmaya aykırı biçimde kendi lehine doldurduğu şeklinde ifade edilen iddianın ancak yazılı delille ispatlanabileceği, bononun nakden kaydını içerdiği, bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükünün davacıda olduğunu, davalı tarafça senedin talili yapılmadığından ispat yükünün yer değiştirdiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.