11. Ceza Dairesi 2025/770 E. , 2025/3807 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : Son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık ... hakkında, özel belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2013 tarihli ve 2013/67 Esas, 2013/219 Karar sayılı son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararına yönelik şikâyetçi ...'un itirazının reddine dair Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2013 tarihli ve 2013/1395 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.12.2013 tarihli ve 2013/18688/75706 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2013 tarihli ve KYB-2013/398922 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2013 tarihli ve KYB-2013/398922 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, Antalya Barosunda kayıtlı avukat olan şüpheli ...'in; müştekisi ... vekili ...'ın şikayeti sebebiyle ödeme taahhüdünü ihlal suçundan Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 2010/1385 Esas sayılı dosyası üzerinden, Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2010/1394 Esas, Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 2010/1382 Esas, Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin 2010/1380 Esas sayılarına kayden yargılanan Avukat...'nün yetkilendirmesi sebebiyle bu dosyalarla ilgisiz şekilde usule uygun olmayan talep ve işlemlerde bulunduğu,
Bu cümleden olarak;
a-Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 2010/1385 Esas sayılı dosyasında müşteki vekili olmadığı halde 19/01/2012 havale tarihli şikâyetten vazgeçme dilekçesi sunmak suretiyle mahkemeyi yanıltmaya çalıştığı,
b-Avukat...'nün tahliyesini sağlamak üzere Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2010/1394 Esas, Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 2010/1382 Esas, Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin 2010/1380 Esas sayılı dosyalarında mahkemeyi yanıltmaya yönelik şikayetten vazgeçme dilekçesi sunmak istediğini söyleyip, müşteki vekili olmadığı halde mesai süresinin bitiminden hemen önce sözlü şekilde mahkeme personeline başvurarak hatalı işlem yaptırmaya çalıştığının anlaşılması karşısında, mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca, kamu hizmeti ve serbest bir meslek olarak yerine getirilen avukatlık, yargının kurucu unsurlarından olup bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiği gibi 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün de güvencesini oluşturmaktadır. Avukatlık mesleğinin bu niteliklerinin gereği olarak, görev sırasındaki veya görevden doğan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılıp yürütülmesi konusunda 5271 sayılı Kanun'da yer alan genel düzenlemelerin yanı sıra 1136 sayılı Kanun'un 58-61 inci maddelerinde özel düzenlemeler yapılmıştır. 1136 sayılı Kanun'un özel soruşturma ve kovuşturmayı öngören hükümlerinde tüm ayrıntılar düzenlenmediğinden, açık hüküm bulunan konularda bu düzenlemenin uygulanması gerekmekte, düzenlenmeyen veya ilgili maddelerde atıf yapılan hususlarda ise genel hükümlerin uygulanması zorunlu bulunmaktadır.
2. 1136 sayılı Kanun'un "Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı" başlıklı 58/1. maddesinde; "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır..."; aynı Kanun'un "Kovuşturma izni, son soruşturmanın açılması kararı ve duruşmanın yapılacağı mahkeme" başlıklı 59. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "...58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir.
"; 1136 sayılı Kanun'un "İtiraz hakkı" başlıklı 60. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, "59 uncu maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir. Bu itiraz, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi hariç olmak üzere, itiraz edilen kararı veren mahkemeye en yakın ağır ceza mahkemesinde incelenir.
" hükümleri yer almaktadır.
3. 1136 sayılı Kanun'un 60/1. maddesinde, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara karşı yalnızca sanık veya Cumhuriyet savcısının itirazda bulunabileceği açıkça kabul edilmiş, ancak itiraz yöntemi bakımından genel hükümlere gönderme yapılmıştır.
4. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık Avukat ... hakkında, üzerine atılı görevi kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçları yönünden Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2013 tarihli ve 2013/67 Esas, 2013/219 Karar sayılı son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararına karşı, 1136 sayılı Kanun'un 60/1. maddesi uyarınca yalnızca Cumhuriyet savcısı ve sanığa itiraz hakkı tanınmış olup, şikâyetçi ...'un itiraz hakkı bulunmadığından, şikâyetçinin itirazının sıfat yokluğundan usûlden reddi yerine, işin esasına yönelik değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verilmiş ise de; ret kararı sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
II. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!