11. Ceza Dairesi 2024/869 E. , 2024/6204 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/16 E., 2023/196 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1.Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/30 Esas, 2014/645 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine karar verilmiştir.
2.Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/30 Esas, 2014/645 Karar sayılı kararının katılan vekili ile Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03.11.2022 tarihli ve 2021/13311 Esas ve 2022/18434 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçlar sübut bulduğundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/16 Esas, 2023/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği; vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyizine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği;suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ve eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Kanser hastası olan mağdur ... adına Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinden verilen 20.03.2012 tarihli 99386087 medula takip no.lu sağlık raporuna sonradan "metastatik" ibaresi eklendiği, bu sağlık raporu kullanılarak mağdur adına sahte reçeteler düzenlendiği ve 10.04.2012 tarihinde ... Eczanesinden 4.138,05 TL, 24.05.2012 tarihinde ... Eczanesinden 4.259,24 TL, 28.06.2012 tarihinde ... Eczanesinden 5.591,41 TL bedelli ilaçların hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleşen sanık ... tarafından alındığı, bu surette sanığın iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, dosya arasında bulunan 27.11.2012 tarihli kriminal raporuna göre 10.04.2012 tarihli sahte reçete ön yüzündeki yazıların sanık ...'ın eli ürünü olduğunun belirtilmesi, sanığın bir defa yaşlı bir hastanın yardım istemesi üzerine bilgisayar girişini yaparak protokol numarası aldığı ve reçetesine yapıştırdığı şeklindeki tevilli ikrarı ile sanık ...’yı mahalleden tanıdığını beyan etmesi ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilmek ve bozma kararlarına uymak suretiyle sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca iştirak halinde suç işlediği iddia edilen sanık için zamanaşımı süresini kesen son işlemin temyiz dışı sanık ... hakkında verilen 04.12.2014 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, anılan tarihten hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeksizin, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Dosya arasında bulunan 27.11.2012 tarihli kriminal raporuna göre 10.04.2012 tarihli sahte reçete ön yüzündeki yazıların sanık ...'ın eli ürünü olduğunun belirtilmesi, sanığın bir defa yaşlı bir hastanın yardım istemesi üzerine bilgisayar girişini yaparak protokol numarası aldığı ve reçetesine yapıştırdığı şeklindeki tevilli ikrarı ile temyiz dışı sanık ...’yı mahalleden tanıdığını beyan etmiş olması; sanık hakkında "...sanığın tekrardan suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat hasıl olmadığı..." şeklinde yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile takdiri indirim maddesinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığından, sanığın suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ve eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların düzeltilerek onama sebebi dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Ancak; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/16 Esas, 2023/196 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/16 Esas, 2023/196 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17.400,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!