11. Ceza Dairesi 2024/788 E. , 2024/3701 K.
"İçtihat Metni"İTİRAZ
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/2 E., 2018/117 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İTİRAZA KONU KARAR: Ret
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 01.12.2021 tarihli ve 2021/14591 Esas, 2021/11285 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.01.2024 tarihli ve KD-2022/131411 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık ...'in yokluğunda verilen Çayırlı Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ve 2018/2 Esas 2018/117 Karar sayılı hükmüne ait gerekçeli kararın yazım tarihinin "16.10.2018" olarak gerekçeli kararda belirtilmesi ve UYAP üzerinden yapılan incelemede gerekçeli kararın sanık ...'e tebliğ edilmesi için düzenlenen tebligat evrakının oluşturulma tarihinin de "18.10.2018" olarak görünmesi karşısında, gerekçeli kararın sanık ...'e 18.10.2018 tarihinde mahkeme kaleminde bizzat tebliğ edildiği ve sanık ...'in 22.10.2018 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu, tebligat parçası üzerindeki yazının okunaksız olması nedeniyle tebliğ tarihinin yanlışlıkla "11.10.2018" olarak kabul edilmesi sonucu Dairemizin 01.12.2021 tarihli ve 2021/14591 Esas, 2021/11285 Karar sayılı ilamıyla verilen sanık ...'in temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin kararın hukuka aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle red ilâmının kaldırılmasına ve sanığın temyiz isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Her ne kadar sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğine ilişkin tebligat parçasında tebliğ tarihi 11.10.2018 gibi okunsa da gerekçeli karar yazım tarihinin 16.10.2018 olarak belirtilmesi ve UYAP üzerinden yapılan incelemede tebligat evrakının oluşturulma tarihinin de 18.10.2018 olarak görünmesi karşısında, gerekçeli kararın sanığa 18.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve 22.10.2018 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu belirlenip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ...'ın internette tanıştığı katılana kendisini subay olarak tanıttığı ve ismini ... olarak söylediği ve sohbet etmeye başladıkları, birkaç gün sonra sanığın İstanbul'a katılanı görmeye geleceğini ancak parası olmadığını belirterek 1.000,00 TL para istediği, katılanın da o parayı sanığın verdiği ... hesabına gönderdiği, ilerleyen günlerdeki görüşmelerinde ise kaza yaptığı için İstanbul'a gelemeyeceğini, kavga ettiği için ordudan atıldığını, iş kurmak amacıyla arkadaşı ...'dan 8.000,00 TL borç aldığını, bu nedenle ...'un hesabına 8.000,00 TL para göndermesini istediği, katılanın da 6.500,00 TL daha para gönderdiği, sanığın bu paraları çektiği, katılanın parayı göndermeden önce sanık ...'u aradığında ...'un katılana hitaben "... komutanın haberi var mı" diye soru sorarak sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği kabul edilerek sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesi gereğince belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezasında aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılırken sonuç cezanın “1 yıl 6 ay 22 gün” yerine “1 yıl 6 ay 17 gün” olarak belirlenmesi, aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince de 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın “1 yıl 3 ay 18 gün” yerine “1 yıl 3 ay 13 gün” olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmolunmuş, ayrıca aynı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin alt sınırının hükmolunan ceza miktarından az olamayacağı gözetilmeden, ceza miktarından daha az denetim süresine hükmedilmiş ise de, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın bozma öncesi kazanılmış haklarının korunması gerektiğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların, düzeltilen hususlar dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Uyulmasına karar verilen Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 06.12.2017 tarihli 2017/24098 Esas ve 2017/26176 Karar sayılı bozma ilamına konu Mahkemenin 22.01.2015 tarihli hükmü ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezasına hükmolunup bu mahkumiyet kararının sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz istemi bulunmadığı halde bozma sonrası yapılan yargılamada kazanılmış hak ilkesine aykırı şekilde sanık hakkında 1 yıl 3 ay hapis ve 2.800 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin 01.12.2021 tarihli ve 2021/14591 Esas, 2021/11285 Karar sayılı ret ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasına “5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sonuç ceza miktarı itibarıyla sanık ...'in 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!