11. Ceza Dairesi 2024/773 E. , 2024/1849 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/253 E., 2018/515 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
Sanık hakkında bozma üzerine, dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 9.Asliye Ceza Mahkemesi 19.09.2013 tarihli kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası, hakaret suçundan doğrudan 1.500,00 TL adli para cezası ve tehdit suçundan doğrudan 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
2. Sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza Dairesi 24.05.2017 tarihli kararıyla dolandırıcılık suçu yönünden uzlaştırma işlemlerinin temin edilmesi gerektiği nedeniyle bozma kararı vermiştir.
3. Bozma üzerine, Ankara 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/253 Esas, 20018/515 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
4. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
5. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz talebi, her üç suç yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerinin hukuka uygun olmadığına ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz talebi, sanığın dolandırıcılık suçundan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan vekili süre tutum dilekçesi ile hükümleri temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
A. Hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden,
Sanık hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden,
Sanığın ucuza araç alma vaadi ile katılandan farklı zamanlarda para almış olduğu, suç tarihinin katılandan son para aldığı 16.03.2011 olduğu ve ilk uzlaştırma işleminin yapıldığı 19.06.2017 ile uzlaştırma işlemlerinin başarısız kaldığı 01.08.2017 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede,
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre; suç tarihi olan 16.03.2011 tarihinden uzlaştırmada duran süre de dikkate alınarak, inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden,
Sanık hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/253 Esas, 20018/515 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin, katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!