11. Ceza Dairesi 2024/519 E. , 2024/11492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.03.2023 tarihli ve 2023/3938 Soruşturma, 2023/3352 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.09.2023 tarihli ve 2023/2308 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.09.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/28497 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1796 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1796 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin vekilinin şikâyet dilekçesinde, şüphelilerin Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesin 2017/563 esas sayılı dosyasında murislerinin müştekiye sattığı taşınmazla ilgili olarak işlemin iptali davası açtıkları, bu dosyaya Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından sunulan raporun ve veri girişlerinin sahte olarak düzenlendiğini iddia ettiği olay nedeniyle Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sonunda sahte oluşturulduğu ileri sürülen raporların Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından hastanelerine ait olup gerçek oldukları belirtilerek onaylı birer suretinin gönderildiği, şüpheliler hakkında dava açmaya yetecek delil ve neden bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de,
Somut olayda, resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan soruşturma sonunda şüpheliler hakkında yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği, bu doğrultuda 19/04/2023 tarihli yazı ile Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden muris Mehmet Necmettin Dirini adına düzenlenmiş belge ve kayıtlarla ilgili olarak Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesine verilen cevapta hasta kaydına rastlanılmadığı, Cumhuriyet Başsavcılığına aynı konuya ilişkin murisin hastaneden hizmet aldığının belirtildiği, çelişkinin giderilmesinin istendiği, cevabi yazıda tarih aralığının yanlış anlaşılmasından dolayı hatalı cevap verildiğinin belirtildiği, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kemeraltı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından yazılan 10/05/2023 tarihli cevabi yazıda hasta adına medula kaydının bulunmadığının belirtildiği, 25/07/2023 tarihli yazıda kaydın bulunduğunun belirtildiği, Mehmet Necmettin Dirini isimli hastanın 2008-2013 yılları arasında farklı tarihlerde anılan hastaneye başvurduğu, bunama, alzheimer ve hatta şizofreni tanılarının kayda girdiğinin ekte gönderilen epikriz ve hasta geçmiş ekstrelerinden anlaşıldığından, suç duyurusuna konu asliye hukuk dava dosyasına sunulan tıbbi evrakların hastane ve sosyal güvenlik kayıtları ile örtüştüğünden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de,
Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 11/07/2023 tarihli yazı ile Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğü iddia olunan şahsa ait tedavi evraklarını talep edildiği, İzmir Sosyal Güvenlik Kurumundan hastanın tedavi evrakları ile uyumlu evraklar düzenlenip düzenlenmediğini araştırmak için 11/07/2023 tarihli yazı ile belgeler istendiği, bunun karşılaştırmasının yapıldığı, ardından tedavi evraklarının SGK kayıtları ile teyitli olduğunun hakimlikçe verilen kararda belirtildiği, dosyanın incelenmesinde Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin müzekkereleri doğrultusunda gereken belgelerin gönderilmesi için İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün yazıyı Kemeraltı ve Kordon Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezlerine gönderdiği, Kordon Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin de gerekli belgeleri göndermesi için 25/07/2023 tarihli yazı ile Kemeraltı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine gönderdiği, Kemeraltı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinden alınan aynı tarihli yazı ile gönderilen SGK kayıtlarının incelenmesinde Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine ilişkin herhangi bir kayıt olmadığının görüldüğü, bu hastanenin işlemlerinin Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama Araştırma Merkezi tarafından yapıldığının belirtildiği, bu merkez tarafından düzenlenmiş kayıtların olduğu ancak kayıtların sahte olduğu iddia olunan Mehmet Necmettin DİRİNİ' nin alzheimer veya bunama rahatsızlığına ilişkin nöroloji polikliniğinden alınmış herhangi bir kaydının görülemediği, gönderilen kayıtlarda herhangi bir hastanenin nöroloji bölümünde tedavi görüldüğüne ilişkin bir belgenin olmadığı, bu nedenle hastane kayıtları ile SGK kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu yönünde herhangi bir tespit yapılamayacağı, bu hususlara ilişkin olarak ayrıntılı bilirkişi raporu alınıp, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheliler ... ve ... ile şikâyetçi şirket arasında Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/563 Esas sırasında devam eden tapu iptal ve tescil davasına ilişkin yargılamada, şüphelilerin avukatı tarafından dosyaya sunulan 28.11.2020 tarihli dilekçe ekinde yer alan Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenmiş gibi görünen rapor ve belgelerin sahte olduğunun, şüpheli ... ile birlikte diğer şüpheliler ve bir kısım hastane görevlilerinin iştirak halinde hareket ederek şüphelilerin murisi Mehmet Necmettin Dirini adına sonradan veri girişi yaparak bahse konu kayıtları oluşturduklarının ve bu kayıtların mahkemede delil olarak kullanıldığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yazılan müzekkereye cevaben gönderilen Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 24.07.2019 tarihli cevabi yazısında, Mehmet Necmettin Dirini adına herhangi bir tedavi kaydına rastlanılmadığı bildirildiği halde, aynı Hastanenin Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 08.06.2023 tarihli cevabi yazıda personel hatası dolayısıyla ilk müzekkereye hatalı cevap verildiğinin bildirmesi suretiyle, suça konu belgelerin ilgili kuruma ait olduğunun belirtilmesine karşın, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kemeraltı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 25.07.2023 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen müteveffaya ait MEDULA sisteminde yer alan tedavi kayıtlarında, bu belgelerde yer alan bilgilere rastlanılmadığının anlaşılması karşısında; ilgili hastane görevlileri hakkında sahte rapor ve belgeler düzenledikleri iddialarına yönelik olarak yürütüldüğü bildirilen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/28683 Soruşturma sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu dosyada yer alan ve sahte olduğu iddia edilen belgeleri düzenleyen görevlilerin, bu soruşturma kapsamında şüpheli konumunda yer alıp almadıklarının belirlenmesi, gerekli görülmesi halinde her iki soruşturmanın birleştirilmesine karar verilmesi, suça konu belgelere esas hastane kayıtlarının hangi tarihte, hangi personel tarafından oluşturulduğu, kayıtlar üzerinde sonradan herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığı hususunda hastane bilgisayar sistemi üzerinde inceleme yapılması, taraflar arasında devam eden Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/563 Esas sayılı dosyasının celp edilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, bu davada davacı konumunda olan diğer mirasçı Taner Dirini'nin olayla ilgili bilgisine başvurulması, müteveffanın bu hastanede tedavi gördüğü bildirilen tarihlerde başka hastanelerde tedavi gördüğüne yönelik kayıtlar olduğunun ve delil olarak sunulan evraklardaki bir kısım protokol numaralarının eski kayıtlardaki numaralar ile aynı olduğunun belirtilmesi nedeniyle, ölene ilişkin tüm hastane kayıtları, SGK kayıtları ve dosyadaki diğer tıbbi belgeler ile hastane bilgisayar kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...şikayetin esasını oluşturan ve şüphelilerin murisi Mehmet Necmettin Dirini adına sahte oluşturulduğu ileri sürülen raporların Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından hastanelerine ait olup gerçek oldukları belirtilerek onayla birer suretinin daha gönderilmesine ve soruşturma evrakı içeriğine göre şüpheliler hakkında şikayetle ilgili dava açmaya yetecek delil ve neden bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.09.2023 tarihli ve 2023/2308 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!