11. Ceza Dairesi 2024/4054 E. , 2025/79 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/558 E., 2019/63 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2018/558 Esas, 2019/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/1, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca neticeten 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 22.01.2019 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/3505 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/67258 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/67258 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun güveni kötüye kullanmak suçunun düzenlendiği 155/1. maddesinde yer alan, "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenlemede belirtildiği üzere, anılan suçtan dolayı ceza tayin edilirken hapis cezasıyla birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği halde, söz konusu suçtan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında hapis cezasına hükmedilmeksizin yalnızca adli para cezası tayin edilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesinin; “Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz. ” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un "Güveni kötüye kullanma" başlıklı 155/1. maddesinde; "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın sübutu kabul edilen üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçu yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesi uyarınca hem hapis hem de adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, temel cezanın yalnızca 180 gün adli para cezası olarak tayini sonrası, aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanarak neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması suretiyle eksik ceza tayini Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş; bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.12.2022 tarihli ve 2018/14-129 Esas, 2022/781 Karar sayılı ilamında yer alan; "...Öte yandan, Ceza Genel Kurulunun 21.11.2006 tarih ve 215-259 sayılı, 02.02.2010 tarih ve 236-12 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulması, sanık aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Yargıtay, bu durumda hukuka aykırılığa işaret edip aleyhe sonuç doğurmamak üzere hükmü kanun yararına bozmakla yetinmelidir...." şeklindeki açıklamalar ışığında, sanık hakkında kurulan hükmün aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2018/558 Esas, 2019/63 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!