WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2024/40 E.  ,  2024/2153 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 06.04.2017
SAYISI : 2015/638 E., 2016/388 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Uzlaşmanın sağlanamaması nedeniyle infazın devamına ilişkin ek karar
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2017 tarihli ve 2015/638 Esas, 2016/388 Karar sayılı ek kararının itiraz edilmeden kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.12.2023 tarihli ve 2023/22383 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/133931 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/133931 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dolandırıcılık suçundan sanık ...’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/638 esas, 2016/388 sayılı kararının 08/09/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu karardaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle uyarlama kararı verilmesi ve infazın durdurulması talebinin kabulüne, infazın durdurulmasına ilişkin Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2017 tarihli ve 2015/638 esas, 2016/388 sayılı ek kararını takiben uzlaşma sağlanamadığından bahisle infazın aynen devamına ilişkin Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2017 tarihli ve 2015/638 esas, 2016/388 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 20/11/2020 tarihli ve 2019/2 esas, 2020/3 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/4. maddesinde, uzlaştırma bürosu tarafından görevlendirilen uzlaştırmacının, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaştırma teklifinde bulunacağı, uzlaştırma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabileceğinin düzenlendiği ve şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin, kendisine uzlaştırma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağının belirtildiği, bu halde uzlaştırmacı taraflara ulaşamamış ise ancak açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla uzlaşma teklifinde bulunabileceği, uzlaştırmacının tarafların bulunduğu yerdeki uzlaştırma bürosuna talimat yazma hak ve yetkisinin de bulunmadığı ve uzlaştırmanın da yargı işlemi niteliğinde olması karşısında, anılan fıkrada sözü edilen açıklamalı tebligatın, kazai mercilerce yapılacak tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak olan tebligat olduğu ve normal posta yoluyla bu işlemin gerçekleştirilemeyeceği, bu kapsamda açıklamalı tebligat ya da istinabe işleminin ancak uzlaştırmacıya görev veren uzlaştırma bürosu aracılığıyla yerine getirilebileceği,
Somut olayda, 16/03/2017 tarihli uzlaştırma raporunun incelendiğinde, müştekinin zararı olan 1.800,00 Türk lirası karşılandığı takdirde uzlaşmayı kabul ettiğinin belirtildiği, sanığa çıkartılan uzlaştırma teklif formunun, savunmasında bildirdiği adrese uzlaştırmacı tarafından posta yoluyla iadeli taahhütlü mektup ile gönderildiği, adresten ayrılma sebebiyle mektubun sanığa tebliğ edilemediği, 3 gün içinde başvurmaması sebebiyle uzlaşmanın sağlanamadığı şeklinde rapor düzenlendiği, bunun üzerine Mahkemesince taraflar arasında uzlaştırmanın sağlanamaması nedeni ile infazın aynen devamına karar verildiği anlaşılmış ise de, uzlaştırma teklifinde bulunulacak sanığa Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 29. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen çağrı, telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle ulaşılmaya çalışılmadan, ulaşılamaması halinde ise uzlaştırma bürosu aracılığıyla usulüne uygun bir uzlaştırma teklifi yapılmasını sağlamak üzere uzlaştırmacı tarafından, uzlaştırma bürosuna teklif formları tevdi edilmeden, nihayetinde usulüne uygun bir uzlaştırma işlemi gerçekleştirilmeden uzlaştırmanın sağlanamadığı gerekçesiyle düzenlenen rapora istinaden yazılı şekilde karar verilemeyeceği gözetilmeksizin karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre; şikâyetçinin cep telefonunu satmak amacıyla internet üzerinden ilana koyduğu, bu ilanı gören sanığın şikâyetçi ile irtibata geçerek yüz yüze görüştükleri ve telefonun ücretinin bir kısmını verdikten sonra, kalan kısım olan 1.850,00 TL'yi ... Bankası üzerinden, Finansbank A.Ş.'deki hesabına havale edeceğini söyleyerek şikâyetçiyi aldatıp, havale/eft dekontunun ekran görüntüsünü gönderdiği, bu şekilde sanığın haksız menfaat temin ederek, eylemini banka dekontunu kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinin Kanun'a aykırı olduğu anlaşılmıştır.
2. Öncelikle Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/638 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararı hakkında belirlenen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.