WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAIRESI

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2024/3578 E.  ,  2025/1257 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/221 Değişik iş
SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, resmi belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2022 tarihli ve 2022/99672 Soruşturma, 2022/126080 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/221 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.10.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2024 tarihli ve 2024/1022 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve KYB-2024/56870 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve KYB-2024/56870 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle, müvekkilinin ... İnşaat Gayrimenkul Kuyumculuk Gıda Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ortak ve yetkilisi olduğunu söyleyen ... ile bu şirket tarafından yapılacak olan ... Sokak'ta bulunan ve projede 9 numaralı olarak görünen dairenin satışı için anlaştıklarını, müştekinin satış bedeli olarak 385.000,00 Türk lirası tutarında para ödediğini, şüphelinin ise müştekiye 07/02/2020 tanzim tarihli, 30/06/2020 vade tarihli senedi teslim ettiğini, ayrıca aynı gün aralarında eser sözleşmesi imzaladıklarını, sonrasında dairenin müştekiye teslim edilmemesi ile müştekinin dolandırıldığını iddia etmesi üzerine yapılan soruşturma sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müşteki vekilinin, müşteki tarafından dairenin teslim edilmemesi üzerine senet bedelinin tahsili amacıyla icra takibine geçildiği, ancak şüphelinin tek başına şirketi temsile yetkili olmadığının şüpheli ve diğer şirket yetkilisi tarafından müştekiye bildirilmesi üzerine müvekkilinin mağdur olduğunu ifade etmesi karşısında, suçların subutu açısından diğer şirket yetkilisinin de dinlenerek, şüpheliye şirket adına senet tanzimi hususunda şifahi yetki verilip verilmediğinin, şüphelinin başkaca bu şekilde şirket adına senet ya da sözleşme imzalayıp imzalamadığının da araştırılması ile İstanbul 22. İcra Dairesinin 2022/15497 sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi ve ilgili evrakların onaylı suretlerinin dosya içerisine alınarak senede karşı şirket tarafından itiraz edilip edilmediğinin de tespit edilmesi suretiyle, şüpheliye şifai yetki verildi ise ödeme emrine itiraz edilmesi halinde dolandırıcılık suçu bakımından, şifai yetki dahi verilmedi ise bu defa da belgede sahtecilik suçu yönünden şüphelin in hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçi ile ... İnşaat Gayrimenkul Kuyumculuk Gıda Turizm San.Tic.Ltd.Şti.'nin yetkilisi olduğunu söyleyen şüpheli ... arasında, henüz yapımı devam eden ... Sokak (9) numaralı dairenin satışı konusunda anlaşmaya varıldığının, şikayetçi tarafından 07.02.2020 tarihinde satış bedeli olarak 385.000,00 TL'nin ödendiğinin, aynı tarihli bir eser sözleşmesi düzenlendiğinin ve güvence olarak da ... İnşaat adına şüpheli tarafından çift imzayla imzalanmış 385.000,00 TL bedelli bir bononun şikayetçiye verildiğinin, aradan geçen uzunca bir süreye rağmen dairenin teslim edilmediğinin, bununla birlikte; 13.12.2017 tarihinden sonra ... İnşaat'ın şüpheli ... ve İlçim Yıldızlı tarafından müşterek olarak temsil edildiğinin, bu nedenle yalnızca şüpheli ... tarafından imzalanmış bir bonoya yönelik icra takibinden sonuç alınamayacağının, şüphelinin bu şekilde haksız menfaat temin ettiğinin iddia olunması ile şüpheli ...'nın alınan ifadesinde; eşi ile beraber şirketin yetkilisi olduklarını, bir adet dairenin satışı hususunda şikayetçi ile anlaştıklarını ve güvence olarak senet verdiğini, şikayetçinin de kendisine bir miktar parayı elden verdiğini ancak bu paranın anlaşmaya konu miktarın yarısı bile olmadığını, inşaatın yapımının gecikmesi üzerine kalan parayı da ödemediğini, inşaatın büyük bir bölümünü yaptığını, malzeme fiyatlarının artmasından dolayı yalnızca içinin kaldığını, yakın zamanda tamamen biteceğini, paranın kalan kısmının verilmesi halinde dairenin teslim edileceğini söylemesi karşısında; dairenin satışı konusunda yazılı bir sözleşme bulunup bulunmadığının, şikayetçi tarafından ödemenin nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğinin, verilen paraya ilişkin herhangi bir belge ya da tanık olup olmadığının araştırılması, gerekirse banka hesap hareketlerinin incelenmesi, bononun icra takibine konu edildiği İstanbul 22. İcra Dairesinin 2022/15497 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, borca ya da imzaya bir itiraz olup olmadığının belirlenmesi, varsa buna ilişkin hukuk mahkemesi dosyalarının da incelenmesi, şirketin müşterek yetkilisi görünen İlçim Yıldızlı'nın beyanına başvurulması, şüpheli ...'nın şirket adına tek başına bono tanzim yetkisi bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, inşaatın hangi aşamada olduğunun ortaya konulması, sonucuna göre somut olayda atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, "...atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmadığı, husumetin müşteki ile şüpheli arasında hukuki mahiyette ihtilaf niteliğinde olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/221 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2025 tarihinde karar verildi.