11. Ceza Dairesi 2024/320 E. , 2024/2257 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/915 E., 2018/169 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
1.Hükümler tarihinde ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve 05.04.2018 tarihinde cezaevi idaresi aracılığıyla gerekçeli karar okunmak suretiyle tebliğ edilen sanığa, yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 263 üncü maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle yanıltıldığının anlaşılması karşısında, sanığın 21.07.2022 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
2. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin (1) numaralı bentte izah edilen usulsüzlük nedeniyle öğrenmeyle süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2011 tarihli ve 2011/3574 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan üç ayrı mağdura karşı üç kere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2014 tarihli ve 2011/77 Esas, 2014/285 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan üç kere 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 07.11.2017 tarihli ve 2017/21398 Esas, 2017/22570 Karar sayılı ilamıyla uzlaştırma kurumunun uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.
4. Uzlaştırmanın sağlanamaması üzerine Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/915 Esas, 2018/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan üç kere 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Tebliğnamede; gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen sanığın temyiz hakkını kullanabilmesi için öngörülen kanuni süreyi kaçırdığı gerekçesiyle eski hale iade ve temyiz talebinin reddine ilişkin görüş serdedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; karar duruşmasında hazır bulundurulmayarak savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2010 tarihi olarak eksik gösterilmesi yerine en aleyhe sanığın katılanlarla irtibatı kestiği 03.08.2010 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
2. Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığı tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilmiştir.
3. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; dosya kapsamına göre, suç tarihinden hüküm tarihine kadar -uzlaştırma işlemi nedeniyle duran sürede dikkate alınarak- 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, bozma nedenine göre sanık hakkındaki hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, salıverilmesinin temini için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!