11. Ceza Dairesi 2024/3061 E. , 2024/7910 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/483 E., 2024/298 K.
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2024 tarihli ve 2023/181 Esas, 2024/11 Karar sayılı kararıyla;
a. Sanık ... hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, aynı fıkranın son cümlesi ve 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b. Sanıklar ..., Tahir Yaradur ve ... haklarında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 13 yıl 15 ay hapis ve 36.000.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına, mahsuba ve sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2024/483 Esas, 2024/298 Karar sayılı kararı ile tüm sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Suçun örgütlü olarak işlendiğine, bu konuda yürütülmekte olan soruşturma dosyasının incelenmediğine, sanık ... hakkında mevcut delil durumu dikkate alınarak mahkûmiyet hükmü kurulması talebine, sanık ... tarafından dava dosyasına ibraz edilen ses kaydının incelenmemesi nedeniyle suçun örgüt faaliyeti kapsamında kabul edilmediğine, örgüt soruşturmasına ilişkin delillerinin de dikkate alınması durumunda sanıklar Tahir, Halil ve İbrahim haklarında daha fazla cezaya hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suç tipinde belirtilen hareketleri gerçekleştirmediğine, diğer sanıkların fiillerine de iştirak iradesi ile katılmadığına, mahkûmiyeti için somut delil bulunmadığına, sanık hakkındaki iddianın soyut şüpheden ibaret olduğuna, katılanın beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın gerekçeden yoksun olduğuna, hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayanılarak verildiğine, suçun kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlendiğine dair bir delil olmadığına, nitelikli hâlin niçin kabul edildiğinin anlaşılmadığına, sanığın suç tipindeki davranışlardan hiçbirini gerçekleştirmediğine, hile unsurunun da bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmaması ve somut delil bulunmaması nedeniyle sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
D. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın maddi gerçeğin ortaya çıkması için gösterdiği çabanın gözardı edilerek fazla ceza tayin edildiğine, sanığın adını verdiği kişiler hakkındaki soruşturma sonucu beklenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, verilen adli para cezası miktarının fahiş olduğuna, suça konu altın ve paranın değerinin bilirkişi tarafından hesaplanmadığına, kararın haksız ve adaletsiz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde katılanı 0 539 (...) 64 (...) numaralı hattan arayarak kendisini Kozyatağı Emniyet Müdürü ... olarak tanıtan şahsın katılana FETÖ ile bağlantılı olduğunu, bankadan çektiği paraların sahte olması nedeniyle bu paraları kontrol etmeleri için evinin önüne gelecek olan ... ismindeki polise vermesi gerektiğini söylediği, katılanın da 301.200 ABD Doları, 5.100 gr altın ve 1.225 Euro parayı poşete koyarak erkek bir şahsa teslim ettiği, olaydan iki gün sonra 22.10.2022 tarihinde 0 535 (...) 50 (...) numaralı telefondan görüştüğü kişiye olayın normal olmadığını, şüphelendiğini söyleyen katılanın bu kişilerin kendisiyle whatsapp uygulaması üzerinden iletişime geçtikleri 0 539 (...) 43 (...) numaralı telefondan göndermiş oldukları bütün fotoğrafları ve mesajları silmeleri üzerine dolandırıldığını anlayarak şikâyetçi olduğu, katılanın zararının giderilmediği anlaşılmıştır.
2. ... dışındaki diğer sanıklar kovuşturma aşamasında olayı doğrulamışlar ve eylem karşılığında menfaat elde ettiklerini ikrar etmişlerdir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. 23.10.2022 tarihinde Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliğine 0 212 872 14 83 numaralı ankesörlü telefondan yapılan ihbar ve buna ilişkin tutanak, suçta kullanılan 34 (...) (...) plakalı aracın PTS kayıt ve görüntüleri, teşhis tutanakları, CD görüntü tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararına Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Katılan Vekili, Sanık ... ve Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2024/483 Esas, 2024/298 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanık ... ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!