11. Ceza Dairesi 2024/287 E. , 2024/3937 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/516 E., 2023/811 K.
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısmi bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2016 tarihli ve 2014/352 Esas, 2016/402 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir.
2.Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli ve 2021/8632 Esas, 2022/11816 Karar sayılı kararı ile "Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun'un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2022/516 Esas, 2023/811 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet ve düşme kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, zamanaşımından düşme verilen hükümlerin yanlış olduğuna, sanık ... müdafinin temyiz istemi, atılı suçun oluşmadığına, beraat verilmesi gerektiğine, cezanın orantısız olduğuna, sanık ... ve müdafinin temyiz istemi ile sanık ... müdafinin temyiz istemi, eksik incelme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçun oluşmadığına, cezasından indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...'in, vergisel yükümlülükler ve işçi giderlerini azaltmak amacıyla diğer sanıklar adına şirketler kurdurup gerçekte var olmayan satışlar varmış gibi sahte belgeler düzenleyip kendi şirket kayıtlarına aktarması, diğer şirketleri yönetmesi, diğer sanıkların da bu hususlardan haberdar olmaları nedeniyle 213 sayılı Kanun'a aykırılık ve bu suça iştirak suçlarını işledikleri iddiası ile haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık ...'in, büyük bir tekstil firmasının olduğunu, fason şirketlere iş yaptırdığını, diğer sanıklara makinelerle birlikte iş yerini kiraladığını, sanıkların hazırladıkları malları kendisine fatura ettiklerini, kendisinin de malları asıl alıcılara sattığını, diğer sanıkların şirketlerinin gerçekte var olduğunu beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, diğer sanıkların da sanık ...'e benzer beyanlarda bulunarak atılı suçlamaları kabul etmedikleri, ancak sanık ...'in 15.08.2023 tarihli yakalama ile alınan beyanında, Memiş Boyacı adlı kişinin eşinin yanına gelerek adlarına işyeri açılacağını, kendilerine sıkıntı olmayacağını, ayrıca 250 TL para verileceğini, para verilmediği gibi şirketin kurulduğunu da e devlet üzerinden öğrendiğini, birçok kişi gibi kendisinin de mağdur edildiğini, sosyal yardım ile yaşadığını beyan ederek atılı suçu kısmen ikrar ettiği, vergi inceleme raporu, vergi suçu raporu, mütala ve bilirkişi raporunun dosya arasında bulunduğu anlaşılmıştır.
3.Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, vergi inceleme raporu, mütala, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçların oluştuğu kabul edilerek, sanık ...'in 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan tek mahkumiyetine, sanık ...'ın 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan mahkumiyetine, sanık ... ...'ın 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan mahkumiyetine, sanıklar Saffet ve Ersin'in 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davalarının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında 2010 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçu Yönünden
Hakkında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açılan sanığın sorumlu olduğu dönemin 31.12.2010 tarihine kadar olduğu anlaşıldığından, suç tarihinin 31.12.2010 olacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin b bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanık ...'in farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiği ve vergi inceleme raporuna göre suça konu edilen faturaların 2012 takvim yılında da düzenlendiği anlaşılmakla; tüm takvim yıllarındaki eylemler bütün halinde değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, 2010 takvim yılı ayrılarak düşmesine, 2011 ve 2012 takvim yılı ayrılarak mahkumiyetine karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanık ... hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçları yönünden bozma öncesinde ayrı ayrı kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına müteakip yapılan yargılaması sırasında, sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçlarının birlikte değerlendirilerek bozma kararı içeriğine göre değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekmesine rağmen, sanığın 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilip 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunun değerlendirilmeye alınmaması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık ... ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, "Memiş Boyacı adlı kişinin eşinin yanına gelerek adlarına işyeri açılacağını, kendilerine sıkıntı olmayacağını, ayrıca 250 TL para verileceğini, para verilmediğini şirketin kurulduğunu e-devlet üzerinden öğrendiğini, birçok kişi gibi kendisinin de mağdur edildiğini, sosyal yardım ile yaşadığını..." beyan etmesi ve dosya kapsamında atılı düzenleme eylemlerinden menfaat elde ettiğine dair herhangi bir tespitin bulunmaması karşısında; Vergi Usul Kanunu'nun 360 ıncı maddesindeki "359 uncu maddede yazılı suçların işlenişine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatinin bulunmaması halinde, Türk Ceza Kanununun suça iştirak hükümlerine göre hakkında verilecek cezanın yarısı indirilir." şeklindeki düzenleme ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nundaki iştirak hükümleri kapsamında sanığın yardım eden kapsamında değerlendirilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayin edilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında 2010 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2022/516 Esas, 2023/811 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ..., Müzeyyen ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B), (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2022/516 Esas, 2023/811 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafi, sanık ... müdafi, sanık ... ve müdafi ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!