11. Ceza Dairesi 2024/2849 E. , 2024/7913 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/397 E., 2015/741 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
KARARLAR : Mahkûmiyet, uzlaşma talebinin reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, temyiz edilmeksizin kesinleşen 26.11.2015 tarihli ve 2014/397 Esas, 2015/741 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm ve sanığın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin uzlaşma talebinin reddine dair aynı Mahkemenin 06.04.2023 tarihli ve 2014/397 Esas, 2015/741 Karar sayılı ek kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2024 tarihli ve 2024/247 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22463 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22463 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi ve mühür bozma suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1, 203/1, 43/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis, 7 ay 15 gün hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının anılan Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2012 tarihli ve 2011/691 esas, 2012/176 sayılı kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31/03/2014 tarihli ve 2012/11695 esas, 2014/3865 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, bu kez suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 165/1, 204/1, 62/1 (iki kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis, 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının anılan Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2015 tarihli ve 2014/397 esas 2015/741 sayılı kararı ile; anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesini takiben, hükümlünün suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yönelik talebi üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/3. maddesi gereğince uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümleri uygulanmayacağından bahisle talebin reddine dair İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2023 tarihli ve 2014/397 esas 2015/741 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilmiş olan erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul Anadolu 2. İnfaz Hâkimliğinin 10/02/2023 tarihli ve 2023/1280 esas, 2023/1279 sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
1- İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2015 tarihli ve 2014/397 esas 2015/741 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın mühür bozma suçundan Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2012 tarihli kararı ile 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğundan bahisle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31/03/2014 tarihli ve 2012/11695 esas, 2014/3865 karar sayılı ilâmı ile bozulduğu, ancak Mahkemenin kararına karşı sadece sanık tarafından temyize başvurulduğu, aleyhe temyiz yoluna başvurulmadığı, bu halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca bozma öncesi tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin anlaşılması karşısında, yeniden kurulan hükümde netice cezanın 7 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,
2- İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2023 tarihli ve 2014/397 esas 2015/741 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun mağdurunun suç eşyasının sahibi veya zilyedi olduğu ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 24/03/2021 tarihli ve 2017/36343 esas, 2021/3474 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun ise kamu olduğu, 24/10/2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 253/1-b/9. maddesi uyarınca sanığın üzerine atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşmaya tabi olduğu, bu kapsamda dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2012 tarihli ve 2011/691 Esas, 2012/176 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2012 tarihli ve 2011/691 Esas, 2012/176 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31.03.2014 tarihli ve 2012/11695 Esas, 2014/3865 Karar sayılı kararı ile "..sanıkların dava konusu otomobillerin motor ve şasi numaralarını, başka otomobillere ait motor ve şasi numaraları ile değiştirmek biçimindeki eylemlerinin, suç tarihleri ve yenilenen kasıtları da dikkate alındığında motor ve şasi numarası değiştirilen otomobil sayısınca ayrı ayrı TCK'nın 204. maddesinde tanımlanan resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğundan..." bahisle bozulmasına, tayin olunan sonuç ceza yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/397 Esas, 2015/741 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
5. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31.03.2014 tarihli ve 2012/11695 Esas, 2014/3865 Karar sayılı bozma ilamı öncesinde kurulan 28.02.2012 tarihli hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, verilen cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği ve cezasının 7 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebindeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiş; bununla birlikte, UYAP üzerinden yapılan incelemede; İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2014/397 Esas, 2015/741 Karar sayılı ek kararının sanığa 07.04.2023 tarihinde tebliğini müteakip, sanığın 14.04.2023 tarihli dilekçesi ile belirtilen ek karara yönelik itirazda bulunduğu ve mercii İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2023/916 Değişik iş sayılı Kararı ile itirazın reddine karar verildiğinin belirlenmesi karşısında, ek kararın kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin (2) numaralı düşünce yönünden reddine, merci kararına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin gereğinin Adalet bakanlığınca takdir ve ifasına karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (2) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemindeki (1) numaralı düşünce yönünden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE,
3. İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/397 Esas, 2015/741 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
4. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hüküm fıkrasının sonuna "kazanılmış hak nedeniyle sanık ...'ın cezasının 7 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazına" cümlesinin eklenmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının yerinde bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!