11. Ceza Dairesi 2024/2813 E. , 2024/6842 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1390 E., 2022/13 K.
SUÇ : Mühür bozma
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.01.2022 tarihli ve 2021/1390 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan basit yargılama usulü uygulanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.03.2024 tarihli ve 2022/9932 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/32748 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/32748 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/1. maddesinde yer alan, “(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki,
5237 sayılı Kanun'un 203/1. maddesinde yer alan, "Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre;
1- Sanığın işlediği mühür bozma suçunun cezasının üst sınırının 2 yılı aşması sebebiyle basit yargılama usulü kapsamında olmadığı ve bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi uyarınca bu suç yönünden basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2- İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/01/2022 tarihli kararının hüküm fıkrasında sanığın cezasına ilişkin olarak alt sınırdan ve adlî para cezası tercih edildiğinin belirtilmesine rağmen, anılan Kanun'un 203/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay adlî para cezasına hükmedildiği halde, belirlenen adlî para cezasından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim uygulandığında adlî para cezası yerine 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle hükümde çelişki oluşturulmasında,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesi;
"(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/23 md.) 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz."
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un mühür bozma suçunu düzenleyen 203 üncü maddesinde, "Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." denilmek suretiyle atılı suçun yaptırımı belirlenmiştir.
3. İncelenen dava dosyası içeriğine göre; 04.09.2020 tarihinde yapılan denetimde ruhsatsız olduğu gerekçesiyle mühürlenerek faaliyetten men edilen iş yerinde, zabıta ekiplerince 11.12.2020 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozularak faaliyete devam olunduğunun tespit edildiği iddiasıyla mühür bozma suçundan açılan kamu davasında, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde belirtildiği üzere üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından basit yargılama usulünün uygulanabileceği, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca sanığın mahkûmiyetine konu mühür bozma suçuna ilişkin cezanın üst sınırının iki yılın üzerinde kaldığı, bu itibarla basit yargılama usulüne tabi olmadığı; bununla birlikte, hüküm fıkrasında sanığın cezasına ilişkin olarak adlî para cezası tercih edildiği belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay karşılığı adlî para cezasına hükmedildikten sonra, belirlenen adlî para cezasından 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim uygulanarak sonuç cezanın 3 ay 22 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebinde belirtilen gerekçeler yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2022 tarihli ve 2021/1390 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!