WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2024/2808 E.  ,  2024/6849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/396 E., 2019/195 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2017/396 Esas, 2019/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci, 43 üncü, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeden 10.07.2019 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.03.2024 tarihli ve 2023/18525 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31770 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31770 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-Dosya kapsamına göre; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157. maddesi uyarınca tayin edilen 3 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanun’un 43. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım uygulanması neticesinde, sonuç ceza olarak 3 yıl 9 ay hapis cezası yerine, hesap hatası yapılarak 4 yıl hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,
2-5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenlemeye nazaran,
Somut olayda, Mahkemesince tekerrüre esas alınan Ankara (Kapatılan) 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2008 tarihli ve 2007/463 esas, 2018/228 sayılı kararının, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11/01/2016 tarihli ve 2015/2747 esas, 2016/30 sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilerek kesinleştiği, anılan kararın inceleme konusu dosyadaki suç tarihi olan 2011 yılından sonra kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, bahse konu kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınabilecek Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/04/2006 tarihli ve 2006/125 esas, 2006/217 sayılı kararına konu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu ve anılan suçun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilip getirilmediği araştırılıp sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. 5237 sayılı Kanun’un "Dolandırıcılık" başlıklı 157 nci maddesinde;
"(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir."
Hükmü yer almaktadır.
3. 5237 sayılı Kanun’un "Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular" başlıklı 58 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları;
"(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
"
...
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz."
Şeklinde düzenlenmiştir.
4. İncelenen dava dosyası içeriğine göre;
a. Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin olunan "3 yıl hapis cezası" üzerinden, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 1/4 oranında artırım yapılarak, sonuç cezanın "3 yıl 9 ay hapis cezası" olarak belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak "4 yıl hapis cezası" şeklinde fazla ceza tayini,
b. UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2008 tarihli ve 2007/463 Esas, 2008/228 karar sayılı kararının, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.01.2016 tarihli ve 2015/2747 Esas, 2016/30 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşması karşısında, suç tarihinden sonra kesinleşen bu hükmün tekerrüre esas alınamayacağı, bununla birlikte sanığın adli sicil kaydında yer alan Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2006 tarihli ve 2006/125 Esas, 2006/217 Karar sayılı (Uyarlama kararı öncesi 10.10.2002 tarihli ve 2002/164 Esas, 2002/240 Karar sayılı) kararına konu dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine ilişkin ilamın tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi,
Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle birlikte; dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı ve Mahkemenin 26.04.2024 tarihli ve 2006/125 Esas, 2006/217 Karar sayılı ek kararı ile uzlaşmanın sağlandığında bahisle sanık hakkında düşme kararı verildiği belirlendiğinden, sanığın adli sicil kaydındaki Edremit (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.12.2008 tarihli ve 2007/571 Esas, 2008/585 Karar sayılı kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2017/396 Esas, 2019/195 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasının (2) ve (7) numaralı bölümlerinde yer alan "4 yıl" ibaresinin, "3 yıl 9 ay" şeklinde düzeltilmesine, hüküm fıkrasının (12) numaralı paragrafında yer alan tekerrüre ilişkin bölümdeki "Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2008 tarih 2007/463 Esas, 2008/228 Karar sayılı" cümlesi çıkartılarak yerine, "Edremit (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.12.2008 tarihli ve 2007/571 Esas, 2008/585 Karar sayılı" cümlesinin eklenmesine, hukuka aykırılıkların bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.