11. Ceza Dairesi 2024/2383 E. , 2024/8159 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/634 E., 2024/51 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 14. Asliye Ceza Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2012/624 Esas, 2015/513 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12.04.2023 tarihli ve 2019/9418 Esas, 2023/3027 Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 14. Asliye Ceza Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/634 Esas, 2024/51 Karar sayılı kararı ile kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri, zamanaşımı süresinin dolmadığına, vekalet ücretine hükmedilmemesinin yanlış olduğuna, müvekkil lehine kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kendisini ... olarak tanıttığı katılanın işlerine de yardım etmek suretiyle güvenini kazandıktan sonra katılanın rızası ile aldığı kredi kartından söz verdiğinden daha fazla harcama yapması üzerine katılan ile sanık arasında 29.09.2011 tarihli borç kabul ve ödeme protokolü imzalanması, protokol içeriğine göre borçlusu sanık olan 11 adet bono düzenlenmesi, sanığın tüm belgeleri ... adıyla imzalaması biçimindeki eylem nedeniyle hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, kendisinin çevresinde Kenan olarak tanındığını, bonoları imzaladığında alkollü olduğunu, Kenan olarak düzenlendiğinin farkında olmadığını, suç kastının bulunmadığını, kredi kartı harcamalarını katılanın rızası ile yaptığını, bonoları cezaevine girmesi nedeniyle ödeyemediğini beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.
3. Katılan ve vekilinin oluşu benzer şekilde anlattığı, sanığın kendisini ... olarak tanıttığı başka bir dosyanın bulunduğunu, parmak izlerinden gerçek kimliğinin tespit edildiğini beyan ettikleri, bilirkişi raporlarına göre belgelerdeki imzaların sanığa ait olduğunun bildirildiği, borç kabul ve ödeme protokolü başlıklı belge ve düzenlenen bonoların emanette bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Mahkeme tarafından sanığın savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporları, suça konu belgeler ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği kabul ederek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
5. Yargıtay bozma ilamı sonrasında Mahkeme tarafından "Sanığın üzerine atılı suçun işlenme tarihinin 29.09.2011 tarihi olup atılı belgede sahtecilik suçunun olağanüstü zaman aşımı süresi olan 12 yıllık süre de dikkate alındığında dava zaman aşımının 29.09.2023 tarihinde dolduğu anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının ayrı ayrı düşmesine karar vermek gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle düşme kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçları için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 14. Asliye Ceza Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/634 Esas, 2024/51 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!