WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2024/2131 E.  ,  2024/5408 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/67 E., 2015/349 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 20.12.2023 tarihli ve 2021/30961 Esas, 023/10654 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.03.2024 tarihli ve KD-2016/97629 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ve süre aranmayan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.03.2024 tarihli ve KD-2016/97629 sayılı itiraz isteminin;
"Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken Yerel Mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca temel cezanın 3 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlendiği, aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün adli para cezasına indirildiği, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezasının bir gün karşılığı 20,00 TL olmak üzere hesaplanan 80,00 TL adli para cezasının aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde yer alan "...Adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz" hükmü gereğince 14.000,00 TL'ye çıkarıldığı ve sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 14.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve yalnız sanık tarafından temyiz edilen hükümde "5 gün", " 4 gün" ve "80,00 TL" olarak belirlenen adli para cezalarının Özel Dairece "700 gün", "583 gün" ve "11.660,00" TL olarak belirlenmesi suretiyle hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verildiği olayda;
Yerel Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hapis cezasının yanında verilmesi gereken adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katı olan 14.000,00 TL'den az olamayacağı dikkate alınıp, aynı Kanun'un 52 nci maddesi hükmü gözetilerek suçtan elde edilen menfaat miktarının iki katından az olmayacak bir miktara denk gelecek şekilde temel adli para cezalarının gün olarak belirlenip artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılmasından sonra tespit edilen gün birim sayısının temel ceza belirlenirken düşünülen günlüğü 20 ilâ 100 TL arasındaki miktar ile çarpılması suretiyle sonuç adli para cezalarına hükmedilmesi ve bu şekilde temel adli para cezalarının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın hükümlerde ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, 4 gün olarak verilen gün adli para cezasının bir gün karşılığı 20,00 TL belirlenerek 80,00 TL adli para cezalarına hükmedilmesinden sonra sözü edilen düzenlemelere aykırı olacak ve adli para cezalarının infazında tereddüt oluşturacak şekilde adli para cezaları miktarının doğrudan 14.000,00 TL'ye çıkarılmasının isabetsiz olduğunun kabulü gerekmektedir.
Yerel Mahkemece hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi hâlinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilecek karar ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca adli para cezalarının hapis cezasına çevrilerek hükümlerin infazının yapılacağı göz önüne alındığında Kanun'un öngörmediği bir şekilde infaz sırasında sanık aleyhine sonuç doğmasına sebebiyet verebileceği, söz konusu bu hukuka aykırılığın Özel Dairece eleştiri konusu yapılamayacağı, suç ve hüküm tarihi itibarıyla uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322 nci maddesinde sınırlı olarak sayılan Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller arasında bulunmadığı ve bu hâller dışında düzeltilerek onama yoluna giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından, belirlenen hukuka aykırılığın bozma nedeni yapılması ve aleyhe yönelen temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulması gerektiği kabul edilmelidir.
Nitekim Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.10. 2022 gün ve 2022/519 Esas, 2022/628 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında belirtilen nedenler ile YCGK'nin 11.10. 2022 tarihli ve 2022/519 Esas, 2022/628 Karar sayılı kararında gösterilen gerekçeleri dikkate alınarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu kabul edilerek dosya yeniden ele alınıp incelenerek gereği görüşüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, adli para cezasının 4 gün, sonuç cezanın 80,00 TL olarak belirlenmesinden sonra, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, gün adli para cezası belirtilmeden 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca suçtan elde edilen menfaat olan 7.000,00 TL üzerinden hesaplama yapılarak sonuç adli para cezasının 14.000,00 TL olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 20.12.2023 tarihli ve 2021/30961 Esas, 2023/10654 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,

3. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/67 Esas, 2015/349 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe yönelen temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.