11. Ceza Dairesi 2024/2074 E. , 2024/4622 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3222 E., 2023/3114 K.
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/382 Esas, 2023/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) ve (son) bentleri, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1.125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/3222 Esas, 2023/3114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddeleri uyarınca, hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) ve (son) bentleri, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1.096.000,00 TL adli para cezası olarak düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçla bir ilgisinin olmadığına, aleyhine delil bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde fiili kullanıcılarının kimlikleri tespit edilemeyen ve haklarında ayrı soruşturma yürütülen 0535 ... .. .., 0534... .. .., ve 0534 ... .. .. numaralı hatları kullanan dört farklı şahsın katılanların kullanmakta olduğu telefonu arayarak kendilerini, "polis ve savcı olarak" tanıtıp kamu görevlisi olduklarına dair güven sağladıkları, katılanların beyanlarında ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde söylemlerde bulunarak, hileli hareketlerle katılanları kandırıp iradelerini fesada uğrattıkları, sanığın ise, kiraladığı, 04.02.2023 tarihinde kendi kullanımında olan araç ile yanında kimlikleri tespit edilemeyen iki kişi ile birlikte ve yukarıda belirtilen numaralı hat kullanıcısı dört şahıs ile fikir ve eylem birliği içerisinde, 05.04.2023 tarihinde kendilerini yönlendirdiği katılanların ikametine gittiği, katılan ...'in evden, içinde 40.400,00 TL para olan poşeti alıp sanığa verdiği, katılan ...'nin ise kendisine ait altınları verdiği, toplam değerinin 292.400,00 TL olduğu, sanığın altın ve paraları alarak olay yerinden ayrıldığı, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Katılan ..., iddianame anlatımını destekler şekilde anlatımda bulunduğu, huzurda bulunan sanığı kesin ve net bir şekilde teşhis ettiği, zararının halen karşılanmadığını, bu nedenle sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiş, tanık B.Ü. beyanında, olayı görmediğini ancak huzurda bulunan sanığı, olayın gerçekleştiği gece iki kez araç içerisinde gördüğünü beyan etmiştir.
3. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Olayda kullanılan 07 ... 46 plaka sayılı aracın ... adına düzenlenen sahte sürücü belgesi ve gazi kimliği ile kiralanan araç olduğunun tespit edildiği, sanığın kullandığı bu aracın, suç tarihinde, Antalya ilinden Afyon'a doğru seyir halinde iken saat 21:16'da Afyon ili Kızılören ilçesine girdiği, saat 22:16'da Afyon ili Çobanlar ilçesine girerek 2 saat vakit geçirdiği, dolandırıcılık eyleminin gerçekleştiği saat aralığı ile aracın Çobanlar ilçesinde vakit geçirdiği aralığın örtüştüğü, aracın 00:21'de Çobanlar Çıkış PTS'sinden geçtiği, saat 02:18'de Afyon'dan çıktığı, saat 04:47'de Antalya Serik isimli PTS'den geçerek Antalya'ya girdiğinin tespit edildiği, katılanların 4 farklı kişi ile konuştuklarına ilişkin beyanlarının, HTS baz kayıtları ile örtüşür nitelikte olduğu, yine sanığın kullandığı araçta kimliği tespit edilemeyen 2 kişinin daha bulunduğunun PTS kayıtları ile tespit edildiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece; katılanların beyanları ve teşhisi, sanık savunması, HTS kayıtları, PTS tutanakları, ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanık hakkında, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak hileli hareketlerde bulunmak suretiyle, iki katılandan menfaat temin etmesi eylemi nedeniyle maddi ve manevi unsurları itibariyle oluşan nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yargılama sürecindeki işlemlerin mahkemece yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünde düzeltme nedeni dışında usul ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılık saptanamadığı, isabetsizlik görülmediği, bu nedenle sanık ve müdafinin diğer istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve son cümlesi ile adli para cezasının üst sınırının 5000 gün olarak öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hallerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile öngörülen 5000 gün yasal üst sınırın, ancak suçtan elde edilen menfaatin iki katının bu miktarın üzerinde olması halinde aşılabileceği, somut olayda; elde edilen haksız menfaat tutarına göre zararın 292.400,00 TL olduğu, suçtan elde edilen menfaatin iki katı göz önüne alındığında, gün adli para cezası miktarının 29240 gün olarak belirlenmesi gerektiği, 5000 günün üzerinde olan bu miktarın adli para cezasının üst sınırı olduğu gözetilmeksizin, teşdit uygulanmak suretiyle 30000 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. "Olay ve Olgular" bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sanık savunmaları, katılanlar ve tanık beyanı ve teşhis işlemi, HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suçun sübutuna yönelik mahkemenin kabulünde ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin iddianamede yer alması nedeniyle, ek savunma hakkı verilmesi gerekmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması ile eylemin birden fazla katılana yönelik gerçekleştirilmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/3222 Esas, 2023/3114 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!