11. Ceza Dairesi 2024/1772 E. , 2024/4670 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/5254 E., 2023/4880 K.
SUÇ: Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan Ret
1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği yönünden; Sanık ... müdafiinin yasal süre içindeki temyiz isteminden sonra sanığın cezaevinden gönderdiği 02.01.2024 ve 28.03.2024 tarihli dilekçelerin temyiz isteminden feragat niteliği taşıdığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz istemine hasren inceleme yapılmıştır.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği yönünden; ilk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/194 Esas, 2023/267 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ile ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ve 703.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/5254 Esas, 2023/4880 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ile müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suç kastının bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) maddesinde düzenlenen nitelikli halin sanıklar aleyhine uygulanmasının usul ve yasaya uygun olmadığına ve gerekçe gösterilmeden teşdiden ceza verildiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;suç kastının bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) maddesinde düzenlenen nitelikli halin sanıklar aleyhine uygulanmasının usul ve yasaya uygun olmadığına, gerekçe gösterilmeden teşdiden ceza verildiğine, lehe olan takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde, katılan ...'in 0 535 (...)(..)(..) numaralı cep telefonunun arandığı ve arayan şahsın kendisini "Bayındır Emniyet Müdürlüğünden Başkomiser ..." olarak tanıttığı, arayan şahsın katılana kimlik fotokopileri çekilerek altın dolandırıcılığı yapıldığını, evlerinde arama yapılacağını, arama yapılmadan evde bulunan altınları teslim etmeleri gerektiğini söylediği, buna inanan katılanların evde bulunan 3 adet beşi bir yerde, 4 adet kırmızı kuşağa dizili sarı lira ve 6 adet burma bileziği yüzü poşu ile sarılı erkek bir şahsa teslim ettikleri, yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturmada kolluk ekiplerince olay yerini gösterir güvenlik ve MOBESE kamera kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde tanzim edilen 17.02.2023 tarihli görüntü izleme fotoğraflama ve tespit tutanağından, temyiz dışı sanık ... adına kayıtlı 45 ... ... plaka sayılı beyaz renkli Tofaş marka aracın katılanlara ait ikametin önüne geldiğinin tespit edildiği, bahse konu araca ait PTS araç geçişleri takip edilerek ve ikamet adresi tespit edilerek yapılan araştırma neticesinde sanıkların kullanımındaki aracın Turgutlu ilçesinde bulunduğunun belirlendiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen arama el koyma kararı uyarınca sanık ...'a ait araçta araç sahibi ile tanık ...'nin yakalandıkları, alınan beyanda araçta diğer iki sanığın da olduğunun öğrenildiği, sanıkların alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları tevil yollu ikrarda bulundukları, sanıkların rızaen el konulan telefonları üzerinde usulüne uygun mahkeme kararı uyarınca yapılan incelemeler neticesinde katılanlar ile mezar hat olarak tabir ettikleri yabancı uyruklu şahısların üzerine olan telefon hatları marifeti ile irtibat kurdukları, Bayındır'dan önce de Afyon'da benzer nitelikte dolandırıcılık olayına karıştıkları, Afyon'dan sonra İzmir Bayındır'da ikamet eden katılanlara ulaştıkları, aldıkları altınların fotoğrafını çektikleri ve telegram, whatsapp programları üzerinden tek sefer görüldükten sonra silinebilen mesajlar marifeti ile iletişim sağladıkları hususlarının tespit edildiği, 14.06.2023 tarihli araştırma tutanağına göre suç tarihinde suça konu altınların bedelinin 234.500,00 TL olduğunun tespit edildiği, tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanıkların aynı eylem ve fikir birliği içerisinde birlikte hareket ederek katılanlardan haksız menfaat elde ettikleri anlaşıldığından temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, somut olayda suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının 234.500,00 TL olduğu, hapis cezası teşdit sebeplerine yer verilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği halde, aynı ve ortak gerekçe ile adli para cezasının temelinin alt sınır olan 23.450 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini açıkça hukuka aykırı görülmekle birlikte, sanıklar aleyhine istinaf bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi uyarınca sanıklar lehine oluşan kazanılmış hak gözetilerek bu husus duruşma açma sebebi yapılmayarak eleştiri yapılması dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünü, sanık müdafiinin 28.12.2023 tarihli dilekçe ile yasal süre içerisinde temyiz ettiği, ancak sanığın ceza infaz kurumu aracılığıyla göndermiş olduğu dilekçelerde, "istinaf ve temyiz haklarından feragat ederek vazgeçtiğini..dosyanın kesinleşmesini ve onaylanmasını istiyorum" şeklinde beyanlarda bulunması karşısında; bu dilekçelerin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden temyizden vazgeçme iradesini taşıdığı kabul edildiğinden temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
B.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Sanık savunmaları, katılan beyanları, görüntü-izleme-fotoğraflama ve tespit tutanağı, rızaen muhafaza altına alma tutanağı, rızaen telefon inceleme tutanağı, HTS kayıtları, image dökümleri, PTS kayıtları, yakalama ve muhafaza altına alma tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/5254 Esas, 2023/4880 Karar sayılı kararında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçeler yeterli ve hukuka uygun bulunmuş; suçun 3 kişi tarafından işlendiği sabit olduğundan hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/5254 Esas, 2023/4880 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesinine Karar gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!