WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2024/1744 E.  ,  2024/8679 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2393 E., 2023/3367 K.
SUÇ : Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, ret, onama

1.Sanık ... hakkında tebliğnamede görüş serdedilmiş ise de ; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesinin kararıyla beraat ettiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, temyiz kapsamı dışında olduğu belirlenmiştir .
2.Sanık ... müdafiinin temyizi yönünden; sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunmasından sonra sanığın 25.08.2023 tarihli, müdafiinin ise dava dosyasında mevcut vekâletnamesinin vazgeçme hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 22.08.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşıldığından bu sanık hakkındaki hükmün incelenemeyeceği anlaşılmıştır.
3.Sanık ... müdafiinin temyizi yönünden; sanık müdafiine usulüne uygun olarak 11.07.2023 tarihinde tebliğ edilen hükme karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.11.2023 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı talebin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
4.Diğer sanıklar yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Temyizin kapsamına göre; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2021 tarihli ve 2021/1455 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası ve 53 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2021/107 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'ın ise ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin tatbik edilmemesi ve 58 inci maddesinin ise tatbik edilmesi neticesinde 7 yıl 6 ay hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile ..., ... ve ...'in istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar ... müdafii temyiz talebinden vazgeçmiştir.
2.Diğer sanıklar ..., ..., ... müdafileri ile ... ve ...'ın temyizi; sanıkların beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklardan ...'ın kendisini kuyumculuk işiyle uğraşan ... olarak tanıtarak internet üzerinden tanıştığı katılan ... ile görüşmeye başladığı, başkasıyla da evli olmasına rağmen katılanı onunla evleneceğine inandırdığı, babası olarak tanıttığı ... ve gerçekte kardeşi olmasına rağmen şeyh olarak tanıttığı ve arkadaşı olduğunu söylediği ... ile katılanın evine ailesi ile tanışmaya geldiği, diğer katılanlarla tanıştıktan sonra sanıklar ..., ... ve ...'in bir hafta katılanların evinde kaldıkları, kız isteme töreninin de yapıldığı, şeyh rolünü üstlenen ...'ın evde büyü olduğunu, cin çarpabileceğini, düğünden önce bu büyünün bozulması gerektiğini belirtip katılanların evinin bahçesinden toprak getirmelerini istediği, bunun üzerine tuz döküp evde büyü ve cin gördüğünü yineleyip, ayrıca evde gömü gördüğünü de belirttiği, katılanların sanıkların talimatına göre hareket etmeye başladığı, ilk olarak koyun alıp kestikleri ve sanıkların eve getirdikleri sahte altın ile yüzeyini kapladıkları bidonların gömü altın olduğuna inandıkları, yine büyünün bozulması için evdeki ziynet eşyalarının ve paraların dolara çevrilip yakılması gerektiğine inandırıp 150.000,00 TL kadar altın ve dolar aldıktan sonra sahte dolarları yaktıkları, bilahare nişan yapmaya karar verdikleri ve bu noktada nişan hazırlıkları için sanık ...'ın kuzeni olarak tanıttığı ..., ...'nın eşi olarak tanıttığı Rıdvan ve ...'nın kardeşi olarak tanıttığı gerçekte de imam nikahlı eşi olan ...'ün katılanların evine gelerek alışveriş yapmaya gittikleri, kendisini şeyh olarak tanıtan ...'nün katılan ...'nin önceki nişanından kalma altınları da dolara çevirmesi ve bunların da yakılması gerektiğine katılanları inandırdığı ve kuyumcudan dolar olarak bu altınları da bozdurup aldıkları, nişan merasiminden sonra tüm sanıkların cenaze bahanesiyle evden ayrıldıkları, toplamda 450.000,00 TL kadar haksız menfaat temin ettikleri belirlenmiştir .
2.Sanıkların, katılanların anlatım ve iddialarını inkâr ettikleri, oysa ki katılanların istikrarlı ve uyumlu beyanları, sanıkların oluşa aykırı savunmaları, ...'ün ...'ın imam nikahlı eşi olduğunu gerçekte kardeşi olan ...'nın beyan etmesi, sanıkların sürece neden ve ne şekilde dahil olduklarını ikna edici şekilde izah edemedikleri dikkate alınarak sanıkların baştan beri fikir ve eylem birliği içinde nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri kabulüyle İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
3. Bölge Adliye Mahkemesince ise mahkûmiyet hükümleri yerinde görülerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV.GEREKÇE
A.Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Ön inceleme bölümünün (2) numaralı paragrafında izah edildiği üzere sanık ve müdafiinin temyiz isteminden vazgeçmesi nedeniyle bu yönden dava dosyasının iadesine karar verilmiştir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Ön inceleme kısmının (3) numaralı paragrafında izah edildiği üzere sanık müdafiinin hükmü yasal süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanıklar ..., ... Müdafileri ile ... ve ...'ın Temyizi Yönünden
1.Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu aynı suç işleme kararının icrası kapsamında yakın zaman diliminde iki kere işlemeleri nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilmesi gerekirken bu durumun göz ardı edilmesi nedeniyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar ..., ... müdafileri ile ... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR
A.Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi bakımından 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanıklar ..., ... Müdafileri ile ... ve ...'ın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıklar ..., ... müdafileri ile ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ..., ... müdafileri ile ... ve ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle eleştirilen husus dışında hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 14.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.06.2024 tarihinde karar verildi.