11. Ceza Dairesi 2024/1733 E. , 2024/7768 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/291 E., 2015/122 K.
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2009 tarihli ve 2009/9409 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2009 tarihli ve 2009/468 Esas, 2009/414 Karar sayılı kararı ile sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna temas edip etmeyeceğinin takdir ve değerlendirmesi için ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2015 tarihli ve 2009/291 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan;
a) Sanık ...'nun 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Diğer sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyizi; bütün sanıkları kapsar nitelikte olup, beraat edenlerin de mahkûm olması gerektiğine, salt savunmaya dayanılarak beraat kararı verildiğine, sanık ...'un mahkûm olması nedeniyle vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ayrıca re'sen belirlenecek diğer nedenlerle hükümlerin bozulmasını istediğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyizi; suçu işlemediğine, kendi adına alışveriş yaptığına, dolandırıcılık kastının bulunmadığına ilişkindir.
3. Sanık ... vekilinin temyizi; vekâlet ücreti verilmemesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan ...'un, ...'nun kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, kendi fotoğrafını havi sürücü belgesini kullanarak ve kendisini de galerici olarak tanıtarak katılan ...'a ait 1997 model mercedes marka otomobili 14.11.2007 tarihinde Ankara ilinde 27.500,00 TL'ye satın aldığı, sanık ...'un katılan ...'a 4.000,00 TL nakit para ve bakiye 23.500,00 TL borcu içinde ... adına ciro ettiği 25.000,00 TL tutarlı ve 10.12.2007 vade tarihli çeki verdiği, sanık ...'un arabayı babası ...'ya aldığını, İzmir iline gideceğini tekrar gelmesinin zor olduğunu belirterek arabasını satın aldığı katılan ...'ı ikna ederek ve çekin vade tarihinden sonra arabayı babası ... adına tescil ettireceğini söyleyerek kendisi, ... ve sanık ...'in satışa yetkili kılındığı 14.11.2007 tarihli satış vekaletnamesini aldığı, araçla birlikte İzmir iline döndüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık ...'un çekin vadesinden sonra arabayı babası adına tescil ettireceğini söylemesine rağmen sanıklardan ...'nin bahse konu vekaletname ile bir gün sonra 15.11.2007 tairihinde arabayı sanıklardan ...'a devrettiği, sanık ...'in de 03.12.2007 tarihinde araba alım satım işi yapan sanıklardan ...'e satış vekaletnamesi verdiği, ...'in de bu vekaletnameye istinaden suç tarihinden bir aydan fazla zaman geçtikten sonra katılana ait aracı ...'a sattığı belirlenmiştir.
3. Araç sahibi katılan ...'ın çekin karşılıksız çıkması üzerine ve arabasının da tescilinin başka kişi adına yapıldığını görerek İzmir iline geldiği, arabanın tescilinin sanıklardan ...'un üzerinde gözükmesi sebebiyle bu sanıkla görüştüğü ve sanık ...'in diğer sanıklar ... ve ...'den bahsetmediği, arabayı kim olduğunu gösteremediği ... isimli birisinden aldığını söylediği, katılanın bu kişiyi uzaktan takip ettiğinde bir saat sonra kendisini ... olarak tanıtan ... ile buluştuğu anlaşılmıştır.
4. Mahkemesince sahte nüfus cüzdanı ve sahte çek kullanarak araç satın alan sanık ...'un nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine, diğer sanıkların ise suçu iştirak halinde işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraatlerine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Dair Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Dair Katılan Vekilinin ve Sanık Müdafiinin; Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine Dair Katılan Vekilinin ve Vekalet Ücreti ile Sınırlı Olarak Sanık ... Müdafiinin Temyizleri Yönünden
1. Somut olayda ...'un Ankara ilinde 14.11.2007 tarihinde aldığı aracı bir gün sonra İzmir ilinde ... aracılığıyla ...'a satması, ...'un da arabayı kimden aldığına dair katılana yanlış bilgi vermesi, bilahare de tanımadığını belirttiği sanık ... ile buluşması hususları ve aradan geçen zaman dilimi dikkate alındığında, sanıklar ... ve ...'nin diğer sanık ...'un suçuna iştirak etmesi nedeniyle bu sanıklar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentleri uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken beraat kararı verilmesi,
2. Sanık ...'un sahte nüfus cüzdanı da kullanarak suçu işlemesi karşısında eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentlerine temas etmesine karşın yalnızca (f) bendinden ve gerekçesi de gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak hapis cezası tertip edilmesine rağmen adli para cezasının da haksız menfaatin altında belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması,
3. Kabule göre de; kendisini vekille ve müdafi ile temsil ettiren katılan ve sanık ... lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi,
Nedenleriyle kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Dair Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Dair Katılan Vekilinin ve Sanık Müdafiinin; Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine Dair Katılan Vekilinin ve Vekalet Ücreti ile Sınırlı Olarak Sanık ... Müdafiinin Temyizleri Yönünden
Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!