WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2024/1674 E.  ,  2024/8677 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/48 E., 2016/7 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, hukuki bir ilişkinin tahsili amacıyla yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
EK KARAR : Temyiz talebinin süreden reddi (sanık ...)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama, bozma

1. Katılan sanık ... ve sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) fıkrası ile 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasından kurulan ve hükmün açıklamasının geri bırakılması kurumu uygulanan hükümlere dair sanıkların itirazı merciince incelendiği ve reddedildiği halde, katılan sanık ... müdafinin aynı kararlara yönelik itiraz mahiyetindeki temyiz talebi merciince değerlendirilmemiştir.
2. Sanıklardan ...'ın hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerini usulüne uygun tebliğ işlemine rağmen süresinden sonra temyiz etmesi nedeniyle ek karar ile temyiz talebinin reddedildiği, her ne kadar tebliğnamede temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması yönünde görüş bildirilmiş ise de; sanığın 26.04.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen ek kararı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 315 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra 30.05.2016 tarihinde temyiz ettiği belirlenmiştir.
3. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan hükmolunan 2.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
4.Katılan sanıklar ve sanıklar hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Temyizin kapsamına göre; Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2014 tarihli ve 2014/195 sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ... ve katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'a karşı yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle, yine Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2015 tarihli ve 2015/37 sayılı iddianamesi ile sanıklar ... ve ... ile katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'a karşı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Çorum Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2.Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2015/48 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile;
a) Asıl dosyadaki sanıklar ... ve ... ile katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'a karşı;

i. Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklardan ... açısından ayrıca aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin tatbik edilmesine,
ii. Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklardan ... açısından ayrıca aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin tatbik edilmesine,
b) Birleşen dosyadaki katılan sanık ... ile sanıklar ... ve ... hakkında katılan sanık ...'a karşı;
i. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
ii. Değişen suç vasfıyla hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçundan;
1) 5237 sayılı Kanun'ın 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... ve katılan sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca anılan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ... yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca verilen hapis cezasının ertelenmesine,
2) 5237 sayılı Kanun'ın 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... ve katılan sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca anılan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'ın temyizi; hakkındaki temyiz talebinin süreden reddine dair ek kararın temyizine ilişkindir.
2. Katılan sanık ... müdafiinin temyizi; Ömer'in beraat etmesi gerektiğine ve ayrıca karşı sanıkların mahkûmiyet hükümleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Sanık Serdar Atanar müdafiinin temyizi; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin beraate çevrilmesi gerektiğine ilişkindir.
4. Katılan sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyizi; katılan sanık ve sanıkların mahkûmiyetlerinin beraate çevrilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar ... ve ... ile katılan sanık ...'ın hep birlikte hayvancılık yaptıkları ve zaman zaman nakit paraya ihtiyaç duydukları için sahte çekle mal alıp aldıkları malı satmak suretiyle nakde çevirdikleri anlaşılmıştır.
2.Sanık ... ve katılan sanık ...'ın 2014 yılı mayıs ayı içerisinde birlikte katılan sanık ...'ı çalıştığı sanayideki iş yerinde ziyaret ederek elinde bulunan araçlardan 2008 model renault marka arabayı birlikte iş yaptıkları ...'ın da cirosunu havi 18.000,00 TL lik çeki vererek satın aldıkları, aralarındaki anlaşmaya göre; katılan sanık ...'ın arabasını sattığı sanıklara, aracın devrini çeki tahsil ettikten sonra vereceğini söylediği, çeki vadesi geldiğinde bankaya ibraz ettiğinde tamamen üretilmiş kopya çek olduğu, aldatıcılık niteliğinin de bulunduğu ve yasal unsurları da haiz olduğu belirlenmiştir.
3.Katılan sanık ...'ın aracını alan sanıkların henüz devrini almadıkları bu aracı borçları nedeniyle ... adlı üçüncü bir kişiye haricen verdikleri belirlenmiştir.
4. Arabasının parasını alamayan katılan sanık ...'ın sahte çekle arabasını alan katılan sanık ... ile sanıklar ... ve ...'dan 24.06.2014 tarihinde şikâyetçi olduğu, şikâyetinden yaklaşık 15 gün sonra 19.07.2014 tarihinde arabasını satan katılan sanık ...'ın oğulları olan ... ve ... ile birlikte ...'ı zorla ormanlık alana götürüp 20.000,00 TL lik ve biri de boş olmak üzere zorla iki adet bono imzalatarak BTM ile giderilecek şekildede yaraladıkları ve parayı vermezse öldürecekleri şeklinde tehdit ettikleri anlaşılmıştır.
5. Mahkemece katılan sanıklar ile sanıkların tevilli ikrar da içeren beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracı satın alan ..., ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından teşditte uygulanarak mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, aracını satan katılan sanık ... ile oğulları olan sanıklar ... ve ...'ın katılan sanık ...'a yönelik eylemlerinin de yağma suçuna değil, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçuna temas ettiğinden bahisle bu sanıklar hakkında iştirak halinde basit yaralama ve birden fazla kişi ile birlikte tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, bir kısım hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan sanık ... ve sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...'a Karşı Hukuki Bir Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma Suçu Yollamasıyla Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına Dair Katılan Sanık ...'ın Temyizi Yönünden
Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında da işaret edildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık ... Hakkında Temyiz Talebinin Süreden Reddine Dair Ek karara Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Ön inceleme bölümünün (2) numaralı paragrafında izah edildiği üzere ek karara karşı bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık ... hakkında Katılan Sanık ...'e Karşı Hukuki Bir Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma Suçu Yollamasıyla Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Dair Sanık ... Müdafiinin ve Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyizi Bakımından
Hükmün tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin ve katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
D. Katılan sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Dair Katılan sanık ... Müdafiinin Temyizi ile Katılan Sanık ... ile Sanıklar ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Dair Katılan Sanık ve Sanıklar Müdafilerinin Temyizi Bakımından
1.Gerekçeli karar başlığında 15.05.2014 olarak gösterilen suç tarihinin, sahte çekle dolandırıcılık olayı yönünden ''2014 yılının mayıs ayı'' olarak; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile hukuki bir alacağın tahsili amacıyla yağma suçları yönünden ''09.07.2014'' olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanıklar ... ve ...'ın katılan sanık ...'a hakaret ettiğinden bahisle açılan ve inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı tespit edilen kamu davası hakkında hüküm kurulmadığı belirlenmiştir.
3. Sahte çekle dolandırıcılık eylemi yönünden katılan sanık ... hakkında suç vasfı banka araç olarak kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçu olarak doğru belirlenmiş ve adli para cezası da alt sınırın altında hesap edilmiş ise de bu hususta aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedenin (III) numaralı bendindeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir .
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin katılan sanıklar ve sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından katılan sanıklar ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
E. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Dair Sanık Müdafiinin Temyizi Bakımından
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
2. Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmış ise de; tekerrüre esas alınan ilamın infaz tarihinin 02.02.2011 olması ve somut hadisenin 2014 yılının mayıs ayı içerisinde gerçekleşmesi dikkate alındığında; ceza miktarı itibarıyla 3 yıllık tekerrüre esas alınma süresi suç tarihinde dolduğundan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin hatalı tatbikine ilişkin Yargıtay tarafından düzeltilebilir mahiyetteki uygulama dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
F. Katılan Sanık ... ve Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna Dair Katılan Sanık ... ve Sanık ... Müdafilerinin Temyizi ile Sanık ... Hakkında Hukuki Bir Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma Suçu Yollamasıyla Tehdit Suçuna Dair Sanık ... Müdafiinin ve Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyizi Bakımından
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.01.2016 tarihli mahkûmiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Katılan Sanık ... ve Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...'a Karşı Hukuki Bir Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma Suçu Yollamasıyla Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına Dair Katılan Sanık ...'ın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan sanık ...'ın kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Gerekçe Bölümünde (B) ve (C) Bentlerinde Belirtilen Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Katılan Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Dair Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyizi ile Katılan Sanık ... ile Sanıklar ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Dair Katılan Sanık ile Sanıklar Müdafilerinin Temyizi Bakımından
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında katılan sanıklar ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanıklar ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

D. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Dair Sanık Müdafiinin Temyizi Bakımından
Gerekçe bölümünde (E) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

E. Katılan Sanık ... ve Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna Dair Katılan Sanık ... ve Sanık ... Müdafilerinin Temyizi ile Sanık ... Hakkında Hukuki Bir Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma Suçu Yollamasıyla Tehdit Suçuna Dair Sanık ... ve Katılan Sanık ... Müdafilerinin Temyizi Bakımından
Gerekçe bölümünde (F) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanıklar müdafilerinin ve katılan sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ve katılan sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.06.2024 tarihinde karar verildi.