11. Ceza Dairesi 2024/1664 E. , 2024/6590 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3202 E., 2023/2369 K.
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Düzeltilerek esastan ret, esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama, bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A- 1. Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2023 tarihli ve 2023/241 Esas, 2023/95 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L ve son) bentleri, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 1.620.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ... ve ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
b. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.12.2023 tarihli ve 2023/3202 Esas, 2023/2369 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanıklar ..., ... ve ... yönünden ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.
B- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.02.2024 tarihli, 2024/11010 sayılı ve sanık ...'nin temyiz isteminin reddi, sanık ... hakkında verilen esasta red kararının esastan reddi ile onanması, sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen kararların bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... ve müdafinin temyizi; sanığın yardım eden olarak sorumlu olması gerektiği, sanığa atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
2. Sanık ... müdafii eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin dosyada delil bulunmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
3. Sanık ... ve müdafii tarafından; sanığın üzerine atılı suçun sanık açısından maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, sanık hakkında beraat hükmü verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm temyiz edilmiştir.
4. Katılanlar vekili tarafından; sanık ...'in atılı suçu işlediği halde hakkında beraat hükmü verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer sanıklar hakkında ise üst sınırdan hükümlerin verilmesinin gerektiği gerekçeleriyle hükümler temyiz edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların katılan ...'ı telefonla arayarak, FETÖ tarafından hesabına ulaşıldığını, emniyetten aradıklarını, katılanın hesaplarını kurtarmak için operasyon yapacaklarını belirttiği, katılan ...'ın banka hesabından sanık ...'in banka hesabına 275.000 TL para gönderdiği, bir gün sonra katılan ...'ın tekrar arandığı, eşinin banka hesap bilgilerine ulaşıldığını, operasyonun bitmek üzere olduğunu belirtmek suretiyle 157.000 TL para göndermesini istedikleri, katılan ...'ın eşi ile birlikte bankaya giderek eşine ait banka hesabından sanık ...'ın banka hesabına 157.000 TL gönderdiği, iddiasıyla sanıklar hakkında atılı suçtan kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanık ...'in atılı suçu diğer sanıklar ile birlikte işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak kesin nitelikte delil olmadığı anlaşılmakla , şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık ...'in beraatine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yapılan yargılamaya, karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre verilen hükümde yapılan düzeltmeler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, sanıklar ... ve ... hakkında tekerrüre ilişkin hükümlerin, sanık ... hakkında ise verilen adli kontrol kararının yetersiz olması nedeniyle sanığın tutuklanmasına karar verilerek hükümlerin düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ..., ... ve ... yönünden;
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden ve sanık ...'ın hesabının sanık ... tarafından kullanıldığı, sanık ... ve sanık ...'in de suçun işlenmesinde iştirak halinde bulunduğu anlaşılmakla; tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.12.2023 tarihli ve 2023/3202 Esas, 2023/2369 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... Ağyak ve müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!