11. Ceza Dairesi 2024/1129 E. , 2024/4673 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/273 E., 2016/27 K.
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanığın 11.04.2016 tarihli temyiz talebinin Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ek kararıyla süre yönünden reddedildiği ve bu ek kararın sanığa Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 12.05.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ancak bu tebliğ işleminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında bulunan “ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır” şeklindeki düzenleme uyarınca tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan sanığa “okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmediğinden usulsüz olduğu, sanığın 11.08.2016 ve 08.09.2016 tarihlerinde bu kez yeniden yargılanma talebinde bulunduğu, bu taleplerin 05.05.2016 tarihli ek karara yönelik temyiz niteliğinde olup öğrenme üzerine ve süresinde kabul edilen bu talebi inceleme mercii Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu belirlenmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının ''kendisine tebligat yapılacak kimseler gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.'' şeklinde düzenlendiği, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik' in 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının ise ''adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclis üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.'' şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, sorgusunda beyan ettiği en son bilinen adreste tanınmadığından ve adres MERNİS adresi olduğundan 17.02.2016 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Mimar Sinan Mahalle muhtarına tebliğ edildiği belirlenmiş ise de; hüküm yokluğunda verilen sanığa gerekçeli kararın bilinen son ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine ilk olarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliği gerekirken, doğrudan anılan maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine ve süresinde temyiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından, mahkemenin 05.05.2016 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; tebliğ edilmediğinden karar düzeltme ve temyiz talebinde bulunduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, "www.sahibinden.com'' isimli internet sitesi üzerinden ... adıyla "pomeranian yavrumu ücretsiz sahiplendiriyorum" biçiminde köpek resmiyle birlikte 0 543 364 (..) (..) irtibat numarasıyla birlikte ilan verdiği, müşteki ...'in 10.02.2014 tarihinde söz konusu ilanı görmesi üzerine cep telefonundan aradığı, sanık ile 500,00 TL göndermesi karşılığında anlaşmaya varıldığı, müştekinin köpek bedeli karşılığında sanığın Finansbank Kozyatağı Şubesindeki hesabına 500,00 TL göndermesine rağmen sanığın ortadan kaybolduğu, bu şekilde atılı suçu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, 0543 364 3159 numaralı hattı kendisinin kullandığını, müştekiyi tanımadığını, ancak kendisine köpek satışı yapmış olabileceğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Müştekinin, iddianame anlatımını destekler şekilde anlatımda bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararında, şikâyetçinin beyanı, sanığın tevilli ikrarı, banka hesap hareketleri ile dosya kapsamından sanık hakkında atılı suç yönünden mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!