WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2024/111 E.  ,  2024/4891 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/725 E., 2023/636 K.
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2022/725 Esas, 2023/636 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; yüklenen suçla alakasının bulunmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan da kamu davası açıldığı, ancak hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; Mahkemece bu suç yönünden ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

1. Sanık hakkında 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından açılan kamu davasında; dosya kapsamına göre suç tarihlerinin en aleyhe kabulle 31.12.2009, 31.12.2010, 31.12.2011 ve 31.03.2012 olduğu belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme eylemleri yönünden, 31.12.2009 ve 31.12.2010 olan suç tarihlerinden hüküm tarihine tarihine kadar, 12 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu; 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme eylemleri yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma öncesi yapılan yargılamada zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2022/725 Esas, 2023/636 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.