11. Ceza Dairesi 2024/1015 E. , 2024/5493 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/501 E., 2023/892 K.
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesi 15.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince (3 kez) 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dairemizce İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek "...Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.02.2024 tarihli ve 2024/1971 sayılı, 2010 ve 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçlarının zamanaşımına uğradığı ve lehe kanunun belirlenmediği gerekçeleriyle hükmün bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mazaretlerinin kabul edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sübuta, eksik incelemeye, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şahinbey Vergi Dairesi mükellefi olan ... Makine ... Ltd. Şti. nin ortağı ve yetkili temsilcisi olan sanığın 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında gerçek bir alışverişe dayanmayan faturaları sahte olarak düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın inkara yönelen savunması, vergi tekniği ve suç raporları, bilirkişi raporları, sanığa ait adli sicil ve nüfus kaydı ve diğer deliller dosya arasında olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, dava zamanaşımı 2012 takvim yılında Mayıs ayında düzenlenen son faturadan itibaren işlemeye başlayacağı ve Mahkemece hüküm kurulurken lehe Kanun belirlemesi yapıldığı anlaşılmakla, tebliğnamede bu yönlere değinen görüşe iştirak olunmamıştır.
2. Gerekçeli karar başlığında 2010 olarak eksik yazılan suç tarihinin 31.05.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Düzenlenen sahte fatura miktarları göz önüne alınarak sanığın eylemi nedeniyle meydana gelen zararın miktarı gözetilip 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen "cezada orantılılık ilkesi" dikkate alınarak sanık hakkında temel cezanın makul oranın üstünde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekirken alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Mahkemece, sanığın sorgusunun usulüne uygun olarak yapıldığı, haklarının hatırlatıldığı, savunma yapması için olanak tanındığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, dosyanın geldiği aşama ve dava zamanaşımının yakınlığı göz önüne alındığında sanık müdafiinin dayanak belirtilmeyen mazaretinin reddine karar verilerek duruşmaya devam edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin adil yargılanma ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
5. Dosya kapsamında toplanan delillere göre, ... Makine ... Ltd. Şti.nin ortağı ve yetkili temsilcisi olan sanığın, 2010 takvim yılında KDV hariç 10.443.818,95 TL, 2011 takvim yılında 13.712.079,00 TL ve 2012 takvim yılında 3.586.157,00 TL tutarında fatura düzenlemesine rağmen, bu miktarlarda satış hasılatını gerçekleştirebileceği ticari organizasyonunun bulunmadığı, alış ve satış yaptığını bildirdiği mükelleflerin tamamına yakınının sahte fatura düzenleyicisi veya haklarında resen terk işlemi yapılan mükellefler olduğu, bildirimlerle ilgili sorumluluklarını tam olarak yerine getirmediği, yüksek matrahlar beyan edilmesine rağmen ödenecek vergilerin çok düşük gösterildiği ve vergi borçlarının ödenmediği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve uygulamasında eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!