11. Ceza Dairesi 2023/953 E. , 2024/7676 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/235 E., 2022/395 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği, Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar için temyiz süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta olmasına rağmen, gerekçeli kararda temyiz süresi 15 gün olarak gösterilerek sanık temyiz süresinde yanıltıldığından temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2015 tarihli ve 2013/510 Esas, 2015/533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2..Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2015 tarihli ve 2013/510 Esas, 2015/533 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarihli ve 2021/7340 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve bunun yanında resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 4 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, zamanaşımı süresinin dolduğuna, resmi belgede sahtecilik suçunda hakkındaki diğer davaların bu dosya ile birleştirilmesi ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve hakkında tüm lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
... kullanımında olan ve Muammer Toprak adına kayıtlı bulunan 34 PJJ 30 plaka sayılı aracın 21.06.2012 tarihinde çalındığı, çalınan aracın 39 NS 223 plakalı ağır hasar kaydı bulunan aracın bilgilerine uyarlanarak internet üzerinden satışa çıkarıldığı, internette bu aracı gören şikâyetçinin irtibat numarasını aradığı, karşıdaki kişinin kendisini Hakan olarak tanıttığı ve annesi üzerine kayıtlı bulunan bu aracı satmak istediğini söylediği, daha sonra tarafların yüz yüze gelerek pazarlık yaptıkları ve aracın 5.000,00 TL ye satılması konusunda anlaştıkları, 04.07.2012 tarihinde Gaziosmanpaşa 3. Noterliğinin 18695 yevmiye nolu satış sözleşmesine istinaden aracın şikâyetçi ...'a satıldığı olayda, yürütülen soruşturma kapsamında satılan aracın aslında çalıntı araç olan 34 PJJ 30 plakalı araç olduğu, bu aracın motor ve şasi numarası üzerinde değişiklik yapılarak 39 NS 223 plakalı ağır hasarlı araca uygun hale getirildiği ve bu şekilde trafik ve tescil belgeleri düzenlettirilerek bu belgelerle noterden satışının yapıldığının anlaşıldığı olayla ilgili olarak sanık hakkında açılan kamu davasında; sanık suçlamaları kabul etmemiş, aracı Ümit Benli isimli kişiden aldığını savunmuş ise de; bu satışa ilişkin hiçbir belge sunamaması, şikâyetçi ifadeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın sahte trafik ve tescil belgesini kullanarak noterde araç satış sözleşmesi düzenleterek aracı devretmesi eyleminde, noterlikte düzenleme şeklinde oluşturulan araç satış sözleşmesinin "kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge" olduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği ve bu hususun, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Mahkemenin 23.11.2015 tarihli ve 2013/510 Esas, 2015/533 Karar sayılı sanığın neticeten 4 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle sanığın kazanılmış hakkı bulunduğu gözetilerek uygulama yapılırken uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası olarak gösterilmesi hususu dışında sanık hakkında kurulan hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/395 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/395 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan ''5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi '' ilişkin ibarenin çıkartılarak yerine; “1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!