WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/866 E.  ,  2023/6378 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/503 E., 2014/314 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli ve 2012/503 Esas, 2014/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun'un) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 33.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği üzerine atılı suçu işlemediğine ve mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'ın 05.11.2009 tarihine kadar Say Apartmanı B Blok'un yöneticilik görevini yaptığı, 05.11.2009 tarihinde yöneticiliğe katılan ...'in seçilmesiyle sanığın görevinin son bulduğu ancak sanığın apartman yöneticiliğine ait çek karnesini yeni seçilen yöneticiye teslim etmeyerek uhdesinde tuttuğu ve suça konu çeki 25.05.2010 keşide tarihli ve 20.000,00 TL bedelli olacak şekilde düzenleyip ...'a vermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında suça konu çeki görevden ayrıldıktan sonra tanzim etmediğini, görevde bulunduğu sırada ileri tarihli olarak tanzim ettiğini ancak ...'a niçin verdiğini hatırlamadığını beyan etmiştir.
3. ...'ın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ifadesine başvurulmadığı ve Dairemizin 05.12.2022 tarihli tevdii kararı neticesinde gerekçeli kararın kendisine tebliğ edildiği tespit edilmiştir.
4. 24.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda çek aslının ön yüzündeki keşideci imzasının ve keşide tarihi bölümündeki düzeltme imzasının sanığın el ürünü olduğu belirtilmiştir.
5. 31.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda; Say Apartmanı yönetimine ait karar ve işletme defterinin incelenmesi neticesinde; suça konu çekle ilgili olarak ...’tan bir hizmet alınarak karşılığında çekin verildiğine dair herhangi bir kayda rastlanılmadığı belirtilmiştir.
6. Mahkemece sanığın bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca belirlenen "2000 gün" adli para cezası üzerinden aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasına uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken "1666 gün" adli para cezası yerine hesap hatası yapılarak "1660 gün" adli para cezasına karar verilmesi ve bu suretle sanık hakkında sonuç olarak "33.320,00TL" adli para cezası yerine "33.200,00" TL adli para cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanığın savunması, katılan beyanı, 24.03.2012 tarihli ve 31.07.2014 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren Mahkemenin kabul ünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli ve 2012/503 Esas, 2014/314 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'ın eylemin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönünde karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Sanık ...’ın 05.11.2009 tarihine kadar Say Apartmanı B-Blokun yöneticilik görevini yaptığı, bu tarihte yöneticiliği müdahil ...’in seçilmesiyle görevi sona ermiştir. Sanık Say Apartmanı yöneticiliğine ait çek karnesini yeni seçilen müdahil yöneticiye teslim etmeyip bu çek karnesinde bulunan suça konu 25.05.2010 tarih 20.000,00 TL bedeli olacak şekilde tanzim ederek Neşe Aykanat’a vermek suretiyle suç işlemiştir. Sanık yöneticiliği, döneminde hizmet ilişkisi gereği kendisine verilen, bırakılan çek karnesini yeni seçilen müdahile vermesi gerekirken vermeyerek çek düzenleyip üçüncü bir kişiye verip apartman aleyhine kendi lehine menfaat temin ettiği anlaşılmıştır. Sanık yönetici hizmet ilişkisi gereği kendisine tevdi edilen çek karnesini yeni seçilen yöneticiye vermesi gerekirken vermediği dolayısıyla hizmet ilişkisi gereğince kendisine tevdi edilen çek karnesini iade etmediği dolayısıyla TCK 155/2. maddesine uyacak şekilde uzlaşmaya da tabi olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur. Arada hizmet özel ilişkisi varken uhdesinde kalan çek karnesini kullanması daha özel nitelikte bulunan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu eylemin genel nitelikte olan çoğunluğun belirttiği nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmadığı kanaatindeyim. 03.11.2023