11. Ceza Dairesi 2023/772 E. , 2024/4853 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/433 E., 2022/589 K.
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2014 tarihli ve 2013/466 Esas, 2014/327 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendi, 35, 62, 50, 52 nci maddeleri uyarınca, 2880 TL ve 1240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2017/30928 Esas, 2021/2366 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkındaki kararın "Sanıkların çelişkili savunmaları, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından sanık ...’in, sanık Yavuz tarafından bedelinin tamamının ödendiği iddia edilen açık senedi doldurup tanık Tarık'a ciro etmesinin ardından tanığın icra takibi başlatması şeklideki fiilin, suça konu senette sanık ... tarafından yapılan bir sahteciliğin söz konusu olmadığı nazara alınarak borca karşılık verilen ve ödendiği iddia edilen açık senedin doldurulup icra takibi yapılmasından ibaret olması nedeniyle hükümlerden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. Madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için yeniden kanuni düzenleme yapılan bedelsiz senedi kullanma suçunun unsurlarını oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yetersiz ve eksik gerekçeyle yazılı şekilde sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulması..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/199 Esas, 2021/496 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkındaki eylemlerin kül halinde bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacağı kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 156 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 nci maddeleri uyarınca, 1 yıl 3 ay hapis ve 2500 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/3105 Esas, 2022/12568 Karar sayılı kararı ile "Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren "Bedelsiz senedi kullanma" suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/433 Esas, 2022/589 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkındaki eylemlerin kül halinde bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacağı kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 156 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 nci maddeleri uyarınca, 1 yıl 3 ay hapis ve 2500 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, müvekkilinin borç veremeyeceği gerekçesiyle cezalandırılmasının yanlış olduğuna, verdiği borcun ödendiğine dair belge sunulamadığına, atılı suçun oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında verilen karar kesinleşen temyiz dışı sanık Yavuz'un, sanık ...'den aldığı 6200 TL borç nedeniyle eşi olan katılanı borçlu olarak kendisini alacaklı olarak gösterdiği ve tanzim tarihini yazdığı boş senedi cirolayarak Zafer'e vermesi, sanık ...'in bu senedi 85.000 TL olarak icraya koyması biçimindeki anlatım sonrasında, sanık Yavuz Kaya’nın eylemlerinin suça konu senedi sahte olarak oluşturmak ve sahte olarak oluşturulan senedi tedavüle sokmak suretiyle Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendinde düzenlen suçları oluşturduğu, sanık ...'in ın eylemlerinin de sahte olarak oluşturulmuş senedi kullanmak ve bu senedi icra müdürlüğünde tahsile koymak suretiyle Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendinde düzenlen suçları oluşturduğu gerekçesiyle haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık Yavuz'un, sanık ...'den aldığı borç karşılığında senet istenmesi üzerine kendisini alacaklı, eşi katılanı borçlu gösterdiği ve tanzim tarihini yazdığı senedi boş olarak verdiğini, borcunu ödemesine rağmen sanık ...'in 85.000 TL olarak doldurup icraya koyduğunu, eşine şikayetçi olması gerektiğini kendisini söylediğini beyan ederek, sanık ...'in ise diğer sanığa 85.000 TL borç verdiğini, senedi hazır ve dolu şekilde getirip cirolayarak kendisine verdiğini, protesto çektiği halde ödenmeyince ticarette kullanarak deri aldığı tanık Tuncay'a ciro ettiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, her iki sanığın da yazılı bir belge sunamadıkları, tanık Tuncay'ın sanık ...'i doğruladığı, katılanın eşinin kendi adına senet düzenlediğini öğrendiğini, eşinin diğer sanıktan aldığı borcu ödediğini beyan ettiği, alınan bilirkişi raporunda, borçlu adı, alacaklı adı ve tanzim tarihi yazılarının sanık Yavuz'a ait olduğunun, kalan yazı ve rakamların sanık Yavuz'a ait olmadığının, borçlu imzalarının katılana ait olmadığının, taklit yoluyla atıldığının, ciroların sanıklara ait olduğunun, öz yüz yazı, rakam ve imzalarının Zafer'e ait olmadığının bildirildiği, icra dosyası ve icra hukuk dosyası örneğinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, katılan beyanı, bilirkişi raporları, icra dosyası ile icra hukuk dosyası ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'in atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartılması, tebligat yapılmadan iade edilmesi durumunda muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; dosya kapsamında uzlaşmacı tarafından mağdur ...'nın doğrudan MERNİS adresine çıkarılan iki adet tebligatın iade döndüğünden uzlaşma sağlanamadığı şeklindeki usulüne aykırı olarak düzenlenen uzlaştırma raporu esas alınarak yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması hukuka uygun görülmemiş ve hükmün diğer yönleri incelenmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/433 Esas, 2022/589 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!