11. Ceza Dairesi 2023/7202 E. , 2024/1510 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/961 E., 2023/2679 K.
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesi 17.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince üç kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dairemizce İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek "...Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince bir kez 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suça konu faturaların sahteliğini bilmediğine, faturaların gerçek bir alışveriş karşılığında alındığına, kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Yunusemre Vergi Dairesi mükellefi olan sanığın, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında, haklarında sahte fatura düzenlemeden işlem yapılan firmalardan aldığı faturaları KDV indiriminde kullandığı, anılan firmaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayalı olmaksızın sahte fatura düzenleyen firmalardan olduğu, böylece sanığın 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında gerçek mal ve hizmet karşılığı olmadan birden fazla sayıda sahte faturayı kullanmak suretiyle 213 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın suça konu faturaların gerçek alışveriş karşılığında alındığına, sahteliğini bilmediğine yönelen savunması, vergi inceleme ve suç raporları, bilirkişi raporu, sanığa ait adli sicil ve nüfus kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın suça konu olan faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını, sahteliğini bilmediğini savunması; vergi inceleme raporlarında, sanığın gerçekten mükellefiyet konusu işlerle iştigal ettiği, ticari faaliyetinin gerçek olduğu, alış yaptığı emtiaları kullanılarak satışlarını gerçekleştirdiği yönünde tespitler bulunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a) Suça konu olan faturaları düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c) Faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması,
d) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için;
Faturayı düzenleyen mükelleflere ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının, kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoku olup olmadığı araştırılıp faturaları düzenleyen mükellefler ile kullanan mükellefin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Sanığın 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma eyleminden dolayı ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/257 Esas sayılı dosyasında da yargılandığı anlaşılmakla, 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası gözetilerek anılan dosyanın getirtilerek incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyası getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek anılan dosya bakımından da zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!