WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/7157 E.  ,  2024/6839 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/343 E., 2021/259 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2019/343 Esas, 2021/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince sanık müdafinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesi suretiyle 11.10.2021 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.11.2023 tarihli ve 2023/24633 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/121399 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/121399 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 26/03/2019 tarihli ve 2017/13684 esas, 2019/2881 karar sayılı ilâmında yer alan, " sanığın bankanın maddi varlığı olan dekontu kullanarak hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın TCK'nın 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre, sanığın müşteki ...'a kendisini ... ismiyle tanıtıp kendisinden satın aldığı mal karşılığında müştekiye ait e-mail adresine satış bedeli olarak bankadan 1.326,00 Türk lirası yatırdığına dair sahte banka dekontu göndermek suretiyle haksız yarar sağladığının iddia ve kabul edildiği olayda, her ne kadar, Mahkemece dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de,
Somut olayda, haksız menfaatin bankanın maddi varlığı olan dekont kullanılarak elde edilmiş olması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un "Nitelikli dolandırıcılık" başlıklı 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi;
" (1) Dolandırıcılık suçunun;
...
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle
...
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz."
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; suç tarihinde kendisini farklı bir isimle tanıtan sanığın, satın aldığı mallara karşılık gelen bedeli ödediğine dair sahte dekontu şikâyetçiye e-mail yoluyla göndererek haksız menfaat temin etmek şeklindeki eylemini, bankanın maddi varlığı olan dekont kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut vereceği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanık hakkında aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2019/343 Esas, 2021/259 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.