WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/7129 E.  ,  2024/2996 K.
"İçtihat Metni"T U T U K L U
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2583 E., 2023/29 K.
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
SUÇ TARİHLERİ : 03-04.01.2022
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi

Sanık ... müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz isteğinde bulunduktan sonra, sanık ...'nin 18.12.2023 ve 14.02.2024 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirerek hakkındaki hükmün onanmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanık ve müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2022/117 Esas, 2023/100 karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delâletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 43, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 450.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, hükmolunan sonuç hapis cezasının 12 yıl 13 ay 15 gün şeklinde değiştirilmesi suretiyle, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin ayrı ayrı sundukları dilekçelerindeki temyiz istekleri; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezalandırmaya yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, dosyada sanık aleyhine yalnızca sanıklardan birinin atfı cürüm mahiyetindeki beyanı bulunduğuna, soyut beyana itibar edilemeyeceğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, zincirleme suç koşullarının bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mahkemece; sanığın, temyiz dışı sanıklar ... ve... ile baz bilgilerine göre Şanlıurfa ilinden arayan şahsın birlikte hareket ederek katılanı arayıp kendilerini polis ve savcı olarak tanıttıkları, katılana "banka yöneticileri fetöcü, operasyon yapacağız, paranızı bize teslim edin, operasyon sonrasında paranızı altınlarınızı geri teslim edeceğiz, operasyon başarılı sonuçlanırsa Valilik tarafından size ev hediye edilecek" şeklinde beyanda bulundukları, sonra katılanın 03.01.2022 tarihinde evine giden ve kendisini polis olarak tanıtan sanık ...'e 1 adet altın bilezik, 8 çeyrek altın, 1 adet yarım altın, 2 adet yüzük, 1 adet altın kolye, 1 adet reşad altını, 1.000 Dolar, 70 Euro ve 66.000,00 TL parayı nakit olarak elden teslim ettiği, ardından sanıkların katılandan bankaya giderek kredi çekmesini istedikleri, bunun üzerine katılanın bankadan 40.000,00 TL kredi çektiği ve söz konusu parayı 04.01.2022 tarihinde teslim almaya giden temyiz dışı sanıklar ... ve...'ın kolluk görevlilerince yakalandıkları, haksız menfaatin temin edildiği 03.01.2022 tarihinde gerçekleşen olay yönünden sanık ile temyiz dışı sanık ... ve katılanı arayan numaranın baz bilgilerine göre Şanlıurfa ilinde bulunan şahsın birlikte hareket ederek, teşebbüs aşamasında kalan 04.01.2022 tarihindeki olay yönünden ise sanık ile temyiz dışı sanıklar ... ve...'ın, yine katılanı arayan numaranın baz bilgilerine göre Şanlıurfa ilinde bulunan şahsın birlikte hareket ederek katılanı dolandırdıkları ve sanığın böylece atılı suçu işlediği, suçun işleniş şekli, fiilin özellikleri, sanığın suç işleme eğilimi, meydana gelen zararın miktarı dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak, her iki olayda da katılanı arayıp suça iştirak eden bir üçüncü şahsın bulunduğu anlaşıldığından hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanarak, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez suç işlediği sabit olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesindeki zincirleme suç hükümleri uyarınca cezası artırılarak cezalandırılmasına, verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri ve adli sicil kaydına yansıyan suça meyilli kişiliği nazara alındığında hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, bilirkişi raporları, kurumların cevabi yazıları, katılanın beyanı, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Hükmün B-3 ve B-8 fıkralarındaki "13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası" ibaresinin çıkarılarak yerlerine "12 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası" ibaresinin eklenmesi suretiyle, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanık ... müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz isteğinde bulunduktan sonra, sanık ...'nin 18.12.2023 ve 14.02.2024 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirerek hakkındaki hükmün onanmasını talep ettiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.

B. Sanık ... Ve Müdafiinin Temyizleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Ve Müdafiinin Temyizleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.09.2023 tarihli ve 2023/2583 Esas, 2023/29 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.