11. Ceza Dairesi 2023/7036 E. , 2024/6372 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/353 E., 2023/416 K.
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme; defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli kararı ile,
a. Sanıklar ... ve ... hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimin uygulanmasına,
b. Sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
2. Sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz talebinde bulunmaları üzerine Dairemizce 25.05.2022 tarihinde yapılan incelemede, anılan hükümlerin; ... yasa değişikliği nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3. Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2023 tarihli ve 2022/353 Esas, 2023/416 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanıklar ... ve ... hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
b. Sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının (2) numaralı bendi, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; yüklenen suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın yüklenen suçları işlemediğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,
2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; eksik araştırma ve incelemeyle delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine, sanığın yüklenen suçla alakasının bulunmadığına, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Karabük Vergi Dairesinin mükellefi ... Demir Çelik ... Ltd. Şti.nin gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, söz konusu şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi olan sanık ... ile ...'ın iştirak iradesi içerisinde hareket ederek 04.01.2012 ila Kasım/2012 tarihlerinde gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifası olmaksızın toplam 6.061.194,44 TL tutarında çok sayıda fatura düzenledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı itibarıyla, sanıklara yüklenen eylemlerin 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
2. Sanık ... hakkında ayrıca vergi incelemesi amacıyla istenilen ve yetkilisi olduğu şirkete ait olan 2012 takvim yılı defter, kayıt ve belgelerini, ibrazına ilişkin isteme yazısı usulüne uygun şekilde tebliği edildiği hâlde, yasal süresi içerisinde katılan kuruma teslim etmediği iddiasıyla açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı itibarıyla, yüklenen eylemin defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda suç tarihinin, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin isteme yazısının tebliğ edilmesinden itibaren, ibraz için verilen sürenin bitimini izleyen tarih olduğu nazara alındığında; defter ve belge isteme yazısının 27.11.2012 tarihinde tebliğ edilmesi ve ibraz için 15 günlük süre verilmesi nedeniyle, gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin, Mahkemece “13.12.2012” olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda gösterilen hukuka aykırılık dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün olan ve aşağıda gösterilen bozma nedeni dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, isabetli bulunmamıştır.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında 2012 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. Sanık ...'nın savunmasında, diğer sanık ...'in kandırması sonucu şirketi kurduğunu ancak şirketin faaliyeti ile ilgisinin bulunmadığını, suça konu faturaları kendisinin düzenlemediğini beyan etmesi, sanık ...'in savunmasında, söz konusu şirketle ve suça konu faturalarla ilgisinin olmadığını, 21.07.2012 tarihinden itibaren cezaevinde bulunduğunu savunması, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede, sanık ... hakkında aynı mükellefiyete ilişkin 2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasında, Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2016/391 Esas, 2019/299 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, sanık ...'in 21.07.2012 ila 26.12.2021 tarihlerinde başka suçlardan cezaevinde hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından;
a. Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/391 Esas ve 2019/299 Karar sayılı dava dosyasının getirtilip incelenerek mümkün olması hâlinde davaların birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılıp dosya arasına alınması,
b. 2012 takvim yılında sahte olarak düzenlendiği iddia olunan suça konu fatura asıllarının, faturaları kullanan firmalardan ve/veya bu firmaların bağlı bulundukları vergi dairelerinden sorulmak suretiyle, getirtilip sanıklara gösterilerek kendileri tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin sorulması, kendileri tarafından düzenlenmediğini söylemeleri durumunda faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması,
c. Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması veya faturaların asıllarının temin edilememesi hâlinde ise,
i. Faturaları kullandığı belirlenen firmalar hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, aynı firmalar hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
ii. ... Demir Çelik ... Ltd. Şti.nin beyannameleri ve Bs-Ba bildirim formlarının kim tarafından verildiği araştırılıp muhasebeci tarafından verildiğinin tespiti hâlinde söz konusu muhasebeci ile faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 46 ve 48 inci maddeleri uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sanıkları tanıyıp tanımadıkları, suça konu faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların iştiraklerinin bulunup bulunmadığının sorulması,
iii. Toplanan deliller birlikte değerlendirilerek, 2012 ve 2013 takvim yıllarına ilişkin sübutu kabul edilen sahte fatura düzenleme fiilleri ile ilgili zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının veya mükerrer dava bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşen hüküm var ise, sonradan sübutu kabul edilen suç nedeniyle zincirleme suça ilişkin hükümler de uygulanarak tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup gerektiği dikkate alınıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. 2012 takvim yılında değişik zamanlarda çok sayıda fatura düzenlendiği iddia ve kabul edildiği hâlde sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Bozma öncesi verilen karara yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı ve bozma kararının sanıklar lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama giderinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi,
c. Suça konu en son tarihli faturanın düzenlenme tarihi tespit edilerek, zamanaşımı süresinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetlenmesi bakımından, suç tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinin (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2023 tarihli ve 2022/353 Esas, 2023/416 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği temel cezanın 18 ay hapis cezası olarak tayinine ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere hüküm fıkrasına "7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile değişik 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesi uyarınca sanığın cezasından 1/2 oranında indirim yapılarak 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına" şeklinde yeni bir paragraf eklenmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin uygulandığı paragraftan "...15 ay..." ibaresinin çıkartılıp yerine "...7 ay 15 gün..." ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, kısmen Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında 2012 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2023 tarihli ve 2022/353 Esas, 2023/416 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!