11. Ceza Dairesi 2023/6826 E. , 2024/3940 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/404 E., 2023/422 K
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Onama, kısmi düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2013/175 Esas, 2015/410 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 2019/697 Esas, 2022/8498 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2022/404 Esas, 2023/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 1 kez mahkûmiyet, 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, zamanaşımı süresinin dolmadığına, düşme hükmünün yanlış olduğuna, 2011 ve 2012 takvim yıllarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümlerinin kurulması gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı VErgi Usul Kanunu'na (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiği anlaşılmakla; tüm takvim yıllarındaki eylemler bütün halinde değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, 2010 takvim yılını ayırarak düşmesine, 2011 ve 2012 takvim yılındaki eylemlerden dolayı mahkumyiet kararı verilmesi yanlış ise de sanığın yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanık hakkında kurulan 14.05.2015 tarihli mahkumiyet kararından hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden sanık hakkında mahkumiyet kararı ve düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2022/404 Esas, 2023/422 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!