11. Ceza Dairesi 2023/6749 E. , 2024/7865 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/296 E., 2023/411 K.
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2013/428 Esas ve 2015/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2013/428 Esas ve 2015/329 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 26.05.2022 tarihli ve 2019/6257 Esas, 2022/10191 Karar sayılı kararı ile kanun değişikliği nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2023 tarihli ve 2022/296 Esas ve 2023/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, lehe olan hükümlerin uygulanmasına, beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Vergi mükellefi şirketin yetkilisi olan sanığın yapılan tebligata rağmen yasal defter, kayıt ve belgelerini ibraz etmediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, her ne kadar sanık savunmasında, "olay tarihinde Şirinevler'de muhasebecinin yanında çalıştığını, defterlerinin hepsinin Kazım Bozkurt isimli şahısta olduğunu, Kazım'ın patronu olduğunu, tebligattan haberinin olmadığını, o tarihte Hatay'da olduğunu, defterler kendisinde olmadığı için sunamadığını" belirterek suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiş ise de, Mahkemece dosyada mevcut vergi suçu raporu ve ekleri ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile sanığın üzerine atılı defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun unsurları itibariyle oluştuğu, kabul edilerek cezalandırılmasına dair temyize konu mahkumiyet kararının verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Defter ve belgeleri gizleme suçunun varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, yüklenen defter ve belgeleri gizleme suçunun oluşmasında defter ve belgeleri saklama sorumluluğunun sanığa ait olduğu, 213 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca defter ve belgelerin ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere 5 yıl saklama ve tekrar istenildiğinde ibraz etme zorunluluğu bulunduğunun anlaşılması karşısında; Mahkemenin suçun sübuta erdiğine dair kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 213 sayılı Kanun'a, 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun ile eklenen geçici 34 üncü maddenin birinci fıkrasındaki "... 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir." , ikinci fıkrasındaki, "Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır." ve aynı Kanun'a 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen 359 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir." hükümleri karşısında; somut olayda, sanığın işlediği defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu nedeniyle meydana gelen vergi zararının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın cezasından 213 sayılı Kanun'un geçici 34 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca yarı oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme neticesinde fazla ceza tayin edilmesi,
3. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün suç tarihinden sonra 18.06.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği gözetilmeden, alt sınırdan ceza tayin edilen, lehine takdiri indirim uygulanan ve bir daha suç işlemeyeceği kanaati oluşması nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında “denetim süresi içerisinde suç işlediği” şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4. Suç tarihinin, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazsının tebliği edildiği 26.07.2012 tarihinden itibaren 15 günlük sürenin bitimini izleyen günün hafta sonuna rastlaması da nazara alınarak 13.08.2012 tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında "2013" olarak eksik gösterilmesi,
Nedenleriyle, hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2023 tarihli ve 2022/296 Esas ve 2023/411 Karar sayılı sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!