11. Ceza Dairesi 2023/6664 E. , 2024/4968 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/266 E., 2022/70 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli, 2013/152 Esas, 203/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 20.02.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içinde basit tehdit ve hakaret suçlarını işlemesi nedeniyle yapılan ihbar sonucu, Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli, 2015/396 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasına karar verilmiştir.
3. Hükmün açıklanmasına dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.05.2021 tarihli ve 2021/1656 Esas, 221/5428 Karar sayılı kararı ile; ''basit tehdit ve hakaret suçlarının 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamında kalması ve kararın Anayasa’nın 141 nci, 5271 sayılı Kanun'un 34 ncü, 230 ncu ve 289 uncu maddeleri uyarınca gerekçesiz olması'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2017/266 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen 05.12.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak;
a) nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 nci, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 24.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
b) resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın 03.12.2010 tarihinde ...'in hırdavat dükkanına giderek Ankaralı çok zengin iş adamı izlenimi verdiği, iddianameye konu 29.200 TL meblağlı İstanbul keşide yerli, 25.01.2011 tarihli çekle alış veriş yapmak istediğini beyan ettiği, ...'in elinde gerekli malzemeler olmadığından sanığı hırdavatçılık işi ile uğraşan ...'a yönlendirdiği, sanık ile Abdulhakim arasında anlaşma sağlandığı, ancak çekin karşılığının olup olmadığını sormak için Abdulhakim'in yanında çalışan ...'ın 03.12.2010 tarihinde söz konusu çeki banka şubesine götürdüğü, bankaca yapılan kontrolde ibraz edilen çekin sahte olduğunun, orjinal çekin önceki tarihte 20.000 TL olarak işlem gördüğünün tespit edilmesi üzerine almak istediği ürünlerin sanığa teslim edilmediği, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediği kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında, suça konu çeki ticari faaliyet sırasıda cirolayıp verdiğini, çekin sahteliğinden haberdar olmadığını beyan ederek suçu inkar etmiştir.
3. Grafoloji uzmanı bilirkişi raporuna göre, keşideci imzası sanığa ait olmayıp, arka yüzdeki ciranta imzası sanığın el ürünüdür.
4. Bankanın cevabi müzekkeresine göre, kağıt kalitesi, mor ışık ve diğer güvenlik özelliklerinden çekin sahte olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2013/152 Esas, 2013/299 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 20.02.2014 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 07.05.2015 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın 07.10.2013 tarihli celsede duruşmadan vareste tutulmayı talep ettiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!