11. Ceza Dairesi 2023/660 E. , 2024/5632 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/274 E., 2022/251 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2013/679 Esas, 2014/627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2013/679 Esas, 2014/627 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2018/2487 Esas, 2020/3902 Karar sayılı kararıyla;
"... belgede sahtecilik suçlarında, suçun maddi öğesi olan aldatıcılık niteliğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu gözetilerek, suça konu belge asıllarının getirtilerek duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, gerekirse ilgili kurumdan örnek belgelerin temin edilmesi ile suça konu belgelerin kurumun düzenlediği belgelerdeki özellikleri içerip içermediğinin belirlenmesi ve aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının gerekçeli kararda tartışılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyetine karar verilmesi,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/489 Esas, 2021/525 Karar sayılı kararıyla, eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2021/274 Esas, 2022/251 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasıyla 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.01.2023 tarihli ve 2022/150379 sayılı, özetle; suça konu belgedeki sahteciliğin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı gerekçesine dayalı bozma talepli Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suça konu üst yazı niteliğinde olan belgenin aldatıcı olmadığına, eylemin faydasız sahtecilik vasfında olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde, hekim olan sanığın, ilk derece hekimi olmadığı halde 63 kişi ile ilgili sahte hasta kaydı yapmak ve bundan kaynaklı olarak kazanç elde etmek eylemlerinden dolayı Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılanmakta olduğu, bu kapsamda Mahkemece söz konusu 63 kişi ile ilgili olarak 2008-2010 yılları arasında adres hareketlerinin tespitinin araştırıldığı, Çankırı İl Nüfus Müdürlüğünce adres değişikliklerini ve bu konudaki nakil bilgilerinin ayrı ayrı belgelenme olanağının olmadığının bildirildiği, Çankırı Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından ise söz konusu 63 kişi içerisinde yer alan ...'nin 2009 Ağustos öncesi, ...'nin ise Ağustos ayından sonra vefat ettiği, geriye kalan 12 kişinin ilk verilen ev halkı tespit fişi kaydına rastlanmadığının belirtildiği, Ağır Ceza Mahkemesince Çankırı Halk Sağlığı Müdürlüğünden, söz konusu 63 kişinin aile hekiminin daha önceden kim olduğu ve sanığa muayeneye gelip gelmediklerinin sorulduğu, sanığın da suç tarihinde yargılamaya konu, 02.05.2013 tarihli; “... 15.10.2008 tarihinde Çankırı ilinde pilot uygulama olarak başlayan Aile Hekimliği Sisteminde Uzm. Dr. ...’a teslim edilen hasta listesinde ekli listede bulunan 63 kişinin kayıtlı olduğu saptanmıştır.” içeriğindeki yazı ile buna ilişkin üst yazıyı imza yetkisi bulunan şikâyetçi Dr. ... adına imzalamak ya da imzalatmak suretiyle Çankırı Halk Sağlığı Müdürlüğü evrak kayıt bölümünde kaydettirdiği, bu işlemi yapan tanık ...’un, söz konusu evrakta yazışma kurallarına aykırılıklar olduğunu, bunların düzeltilip getirilmesi gerektiğini söylemesi üzerine sanığın, evrak asıllarını alarak düzelttirip getireyim diyerek gittiği, ...’un, bu durumu birim sorumlusu tanık ...’ye aktardığı, tanık ...’nin konuyu araştırdığı ve veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan tanık ...’e düzeltilmesi gereken evrakın nerede olduğunu sorduğu, adı geçen tanığın da kendilerinin böyle bir evrak hazırlamadıklarını söylemesi üzerine o gün Kurumda sanıkla ilgili herhangi bir evrakın düzenlenmediği anlaşılarak sanığa bahse konu evrakı sorulduğunda sanığın, yazının bir yanlışlık eseri yazıldığını bu nedenle imha ettiğini söylediği, imha edilen evrak istenildiğinde de sessiz kaldığı, dava dosyası kapsamına göre bahse konu evrak ile buna ilişkin olarak tanzim olunan, yine tanık Hakan adına imzalı üst yazının, sanığın suç tarihinde eşi olan ...’dan, işlerinin yoğun olduğu gerekçesiyle adliyeye gitmesi gereken bir evrakın bulunduğunu, bunu adliyeye bırakmasını rica etmesi üzerine tanık Kamil tarafından Çankırı Adliyesi Ön Büro Merkezine verilip taratıldığı, ertesi günü sanığın gerek adliye ön büro merkezine gerek ... kalemine giderek eşinin, gelmemesi gereken bir evrakı getirdiğini, bu evrakın, masasındaki evrakla karıştığı için gelmiş olduğunu, silinip silinemeyeceğini sorduğu, olumsuz yanıt aldığı ve bu konuda 03.05.2013 tarihli suç duyurusu tutanağının tanzim olunduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı kabul etmeyerek iş yerinde, kendisiyle ilgili yanlış bir evrakın gönderildiğinin konuşulması nedeniyle adliyeye gidip evrakın silinmesini, dosyadan çıkarılmasını, hükümsüz sayılmasını talep ettiğini beyan eder.
3. Şikâyetçinin aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Gerek Çankırı Adliyesi gerek Çankırı Halk Sağlığı Müdürlüğü çalışanlarının beyanları, oluş ve kabul ile uyumludur.
5. Çankırı Ağır Ceza Mahkemesince tanzim olunan 03.05.2013 tarihli suç duyurusu tutanağı ile suça konu belge suretleri dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 30.09.2013 tarihli; "Tetkike konu belgeler üzerinde ... adına atılı bulunan imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırma neticesinde ... imzaların ... elinden çıkmayıp ...'ın hakiki imzalarının model alınması suretiyle adına sahte olarak atılmış olduğu, ... imzaların ... elinden çıkıp çıkmadığın hususunda herhangi bir kanaat beyanında bulunulamadığı," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
7. Mahkemece, suça konu belgenin sanık müdafiinin hazır bulunduğu celsede incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, kanunî unsurlarının bulunduğu, görünüş itibarıyla resmi bir belge hüviyetinde olup aldatma niteliğinin bulunduğu görüşlerine yer verildiği belirlenmiştir.
8. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Görüşü Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca delillerin takdir ve değerlendirmesi neticesinde edindiği kanaate göre yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığından, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2021/274 Esas, 2022/251 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!